ABD-İsrail'in İran'a saldırmasının en önemli sebebi, petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olmanın yanında Hürmüz Boğazı gibi dünya enerji denklemini değiştirecek çok stratejik petrol ve doğalgaz geçişini elinde tutabilmektir.
Çünkü şu bilinen bir gerçek ki, enerji kaynaklarına sahip olacak ülke, dünya ekonomisinde en büyük gücüne sahip olacaktır.
Çünkü, enerji sanayi üretimini, ulaşımı, gıda üretimini, hizmet sektörünü ve dolayısıyla ekonomik gücü belirleyen en önemli girdidir.
ABD dünya ekonomisinde en büyük GSYH'ye sahip ülke konumunu korumak istiyor.
Bunun da sigortası tabi ki enerji kaynaklarıdır.
ABD NEYİ HEDEFLEMEKTEDİR
ABD dünya ekonomisinde ekonomik üstünlüğünü devam etmek isterken olası en güçlü rakiplerinden olan Çin'in hızlı yükselişini engellemek istiyor.
Bunun da yolu Çin'in enerji kaynaklarına erişimini kısıtlamaktır.
ABD, bunun için ilk adımını Venezuela' da hayata geçirdi. Böylece hem dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela'nın kaynaklarını yönetmesi sağlanmamış oldu hem de bu kaynağa Çin'e gitmesini engellemiş oldu.
Yani Çin'in enerji arz güvenliğini tehdit etmiş oldu.
ABD ikinci adım olarak, enerji arz güvenliğinin en kritik halkasını oluşturan Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmek isteyecektir.
Çünkü, Hürmüz Boğazı bölgedeki petrol ve doğalgaz üreticileri (Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi) ve Asya-Avrupa ülkelerinin tüketicileri için önemli bir geçiş noktasında yer almaktadır.
Hürmüz Boğazı'ndan dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20-30'u ile sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatının yüzde 20'si geçmektedir.

16