Merdan Yanardağ'ın, CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı "Casusluk Davası" ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul'da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...
Ulusal ve uluslararası "Kamuoyu Vicdanı"nda, bu İktidarın, aşağıdaki konularda, Temel Hak ve Özgürlükleri ihlal ettiği hakkında bir üzüntü, kaygı ve korku uyandırmış görünüyor:
1) Devletin, vatandaşlarının özgürlüğünü, can ve mal güvenliğini koruma görev ve sorumluluğu
2) Yargı Bağımsızlığı
3) En Temel Hak ve Özgürlük Olan İfade Özgürlüğü
4) Demokratik Rejim'in ön koşulu olan Muhalefet Hakkı ve Özgürlüğü
5) Basın Özgürlüğü
6) Halkın Haber Alma Hakkı
7) Mülkiyet Hakkı
8) Masumiyet Karinesi
9) Tutuksuz Yargılanma Hakkı 1
0) Ve daha pek çok benzer hak ve özgürlük!
***
Aslında gerek CHP'li belediyelerin "Suç örgütü" olarak nitelenmesi gerek CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali ve "Suç Örgütü Lideri" olarak hapse atılması, gerek Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına uyulmaması, İktidarın hem "Anayasa"yı hem de CHP'yi "Casus Belli" olarak gördüğünün belirtileriydi:
"Casus belli", Latince bir terim olup "Savaş Nedeni" ya da "Savaş Bahanesi" anlamına gelir ve bir savaşın meşruiyetini kanıtlamak için kullanılır.
Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan'a yöneltilen "akıllara ziyan" nitelikli "Casusluk Suçlaması" da İktidarın "Anayasa"ya, "Medya"ya ve "CHP"ye karşı yaptığı hamlenin "Casus Belli"si, yani "Savaş Gerekçelerinden biri" olduğu için bu terimi, yazımın başlığı yaptım:
İşte bu "Casusluk Davası" da "Kamuoyu Vicdanı"nda bütün öteki "Butlan Davası", "İBB Davası" ve benzerleri gibi, İktidarın "Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti Anayasası"na karşı giriştiği hamlenin gerekçesini oluşturmak için açılmış bir dava olarak sunulmakta...

3