Türkiye 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişiminin siyasal sonucu olan "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" denilen ucube "Şahsım Devleti" rejimi ile hızlanan süreçler bağlamında, bir yandan uyuşturucu, öte yandan (sanki "yasa içi" bahis iyi bir şeymiş gibi) "yasadışı" bahis bataklıklarına saplanmış görünüyor.
Ama bunlar toplumun içine düştüğü açmaz ve çıkmazların sadece iki görüntüsü.
ok temelde, Devlet Kurumlarının çökmesinden ve yargı mekanizmasının siyasal iktidara bağlı kılınmasından kaynaklanan bir kuralsızlık, bir Anomi durumu ile işsizliğin, yüksek enflasyonun ve artan vergilerin iyice belirgin kıldığı ciddi bir geçim sıkıntısı sorunu var.
Siyasal ömrünün sonuna geldiğini gören İktidar ise son bir gayretle, hem Üniter Cumhuriyet Rejimi değişikliği isteklerinin kamuoyunda açıkça dile getirildiği bir ortamda, yeni bir Anayasa yapmak peşinde hem de yaklaşan seçimlerde rakibi görülen ve zaten son yerel seçimlerde kendisini geçmiş bulunan CHP'yi bölerek etkisizleştirmek çabasında.
Dolayısıyla İktidar, bir yandan ömrünü uzatmak için çeşitli çareler ararken öte yandan toplumu, kriz niteliğine dönüşen siyasal, ekonomik ve hukuksal sorunlarla karşı karşıya bırakıyor ve böylece ömrünü daha da kısaltıyor!
Üstelik perde önünde görülen bataklıklar ve bunların arkasındaki asıl büyük senaryolar uygulanırken Oligarşinin beslenmesi ve sistemin işlemesi için zorunlu olan sömürü ve yağma hızla devam ettiği için seçimleri kazanma şansı da iyice azalıyor.
***
Bu arada Yıldız Teknik Ünivesitesi'nden öğrencim olan CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Türkiye'nin mahkûm olduğu korkunç bir uluslararası davanın sonucunu açığa çıkardı.
Cuma günü anlattığım bu olayda, Türkiye faiziyle birlikte 2 milyar ABD Dolarına yakın bir ceza ödemek zorunda.
Irak, başta 30-58 milyar ABD Doları gibi çok yüksek bir tazminat istemiş.
Türkiye buna karşılık "Siz eski yıllarda (1990'lar, 2000'ler) taşıma ücretlerini ödememişsiniz" demiş.
Dava 9 yıl sürmüş ve karar 13 Şubat 2023'te verilerek taraflara Mart 2023'te tebliğ edilmiş.

27