Saray yönetimleri ne kadar uzarsa bireysel ve kurumsal yozlaşma ile "çevre" içindeki ve "çevreler" arasındaki uyumsuzluklar da o denli yoğunlaşır, keskinleşir ve yıkıcı olur.
Üstelik 16 Nisan 2017 değişiklikleri, "Demokratik Hukuk Devleti" yapısını bütünüyle mahvedecek bir biçimde, bütün yetkileri tek bir kişide toplarken hem öteki seçilmişlerin yetkilerini sınırlamış ve kısıtlamış hem de "Devletin" "atanmış" kişiler eliyle yönetilmesine izin vermiştir.
Halk arasında ve medyada "KaçAK Saray" da denilen "Saray"ın çevresi, daha doğrusu "çevreleri", birbirlerine rakip olan şu resmi katmanlardır:
1) Cumhurbaşkanlığı bürokrasisi; İdari İşler Başkanlığı ve ona bağlı olan, a) Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü b) Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü c) Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü ç) Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü d) Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü.
2) AKP'nin Genel Merkez, İl ve İlçe örgütleri.
3) Cumhurbaşkanlığı yardımcısı ve onun bürokrasisi.
4) Cumhurbaşkanlığı başdanışmanları ve bürokrasileri.
5) TBMM'deki yapı; komisyonlar, milletvekilleri.
6) Bakanlar ve onların icra bürokrasileri.
7) Valilikler, Büyükelçilikler ve onların bürokrasileri.
Ve elbette aşağıdaki gayri resmi ilişkiler bu katmanları çapraz keserler:
1) Aile.
2) Akrabalar.
3) Eski dostlar, duygu ve iş arkadaşlıkları.
4) Siyasal oligarşi.
5) Ekonomik ve mali oligarşi.
***
Normal "Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti" yapısı, Anayasa ve yasalar geçerliyken kurumlar ve kurallar çerçevesinde, toplumu ayakta tutacak bir biçimde işler.
Ama iş, bütün kural ve kurumları geçersiz kılan, üstelik de sürekli değişen "Şahsi Kararlara" bağlı kalınca hiçbir yapı düzgün işleyemez; ne Devlet ne de Toplum ayakta kalır!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, kurucusu olduğu Avrupa Konseyi'nin Parlamenterler Meclisi'nde temsil eden Tuğrul Türkeş, "Şahsım Devleti Rejimi"nin yol açtığı tutarsızlıkların sonunda ortaya çıkan saçmalıklardan dolayı, Mehmet Uçum'u uyarmak gereğini hissetmiştir.

15