MB, Maliye ve TÜİK operasyonları: Soygunlar artıyor!

Erdoğan seçim programını başlattı:Hem mukaddes değerler, kimlikler üzerinden dinci ve etnikçi eylemler, söylemler kullanıyor...Hem de "Seçim Kadrosunu" kuruyor.Son günlerde önce Merkez Bankası Başkanı, sonra Maliye Bakanı, en sonra da hem TÜİK Başkanı hem de Adalet Bakanı görevden alındı.Unutmayalım ki "Şahsım Devleti" rejiminde ne anayasanın ne yasaların ne de yönetmeliklerin önemi vardır:Bu rejimde tek bir efendi vardır ve herkes sadece onun emirlerini yerine getirir.Dolayısıyla, hizmet edenlerin görev değişiklikleri, kimi zaman politikaların değişeceğinin, kimi zaman da eski hizmetkârların işlerini iyi yapamadıklarının ve efendinin emirlerinin artık daha sert ve kesin olarak yerine getirileceğinin işaretidir.Eskiden Devlet İstatistik Enstitüsü, DİE denilen, devletin envanterini tutan ve yayımlayan Türkiye İstatistik Kurumu'nun hesaplarını ve verilerini ilk bozan Turgut Özal'dır.Özal, kendi dönemindeki ekonomik performansın geçmişle dürüst bir biçimde karşılaştırılmasını engellemek için milli gelir hesaplama yöntemleriyle oynamıştı.Dolayısıyla, her dönemi geçmişle karşılaştırma olanağı veren "Sabit fiyatlarla hesaplanmış zaman serileri" güvenilmez hale gelmişti.Aynı gelenek Özal döneminden sonra da artarak devam etti.Şimdi TÜİK'in verileri, işçi ve memurların, emekliler de dahil olmak üzere ücretlerinin belirlenmesinde de kullanılıyor.Dolayısıyla, yüksek enflasyon ve son devalüasyon aracılığıyla yapılan soygun ve vurgunlarla sabit ve dar gelirlilerin ceplerinden alınan para miktarının artırılmasında TÜİK'in açıkladığı oranların önemi çok büyük:TÜİK'in gerçek enflasyonun altında yayımladığı her oran, işçilerin, memurların, emeklilerin cebinden çıkan paranın daha da arttığını gösterir.Bu açıdan, görevden alınmadan önce TÜİK Başkanı Sait Erdal Dinçer'in yaptığı şu açıklama, durumu bütün netliğiyle anlatıyor:"Bir yanlışa imza atarsam 84 milyonun hakkını yemiş olurum. Biliyorsunuz, milyonlarca çalışan bizim açıkladığımız enflasyona göre zam alıyor. Şimdi o insanların adeta geliriyle oynamak, hakkını yemek. Bunu yapmam, böyle bir sorumluluk altına girmem söz konusu