DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!
Günümüzde, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olarak tanımlanan bir Cumhuriyet, meşruiyetini ve gücünü Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerine dayalı olmasından ve bunları bütün vatandaşları için eşit olarak uygulamasından alır.
Böyle bir devlet yapısında iktidar olabilmek ve iktidarda kalabilmek için en azından dört koşul gerekmektedir:
1) En başta, ifade, muhalefet ve basın özgürlükleri olmak üzere, Laik Hukuk'un bütün temel hak ve özgürlüklere uygun biçimde, serbest, şeffaf, muhalefetin de iktidarla eşit koşullarda yarıştığı, adil ve periyodik olarak yapılan seçimlerle seçilmiş olmak.
2) İktidara geldikten sonra, hiçbir kimlik farkı gözetmeksizin bu temel hak ve özgürlükleri, bütün vatandaşlar için, her yerde, her zaman geçerli kılmak.
3) Periyodik seçimlerin zamanında ve yukarıdaki koşullara uygun olarak yapılmasını sağlamak.
4) Bu koşulları belirleyen Anayasa'ya ve Anayasa'yı koruyan bağımsız yargıya dayalı Hukuk Devleti'ne uygun davranmak.
SONU OLARAK:Dine, imana, mezhebe, tarikata, cemaate göre ayrımcılık yapan, laik olmayan hukuk ve adalet olmaz; yargıda tarikat etkisi ve borsa kabul edilemez...
Irka, kökene, aşirete göre ayrımcılık yapan adalet olmaz; Türk'e ve Kürt'e farklı hukuk olmaz ...
Cinsiyete, kadına, erkeğe, kendini farklı görenlere göre ayrımcılık yapan hukuk ve adalet olmaz...
Coğrafi bölgelere, kentlere, köylere göre ayrımcılık yapan hukuk ve adalet olmaz...
Parti ayrımına, iktidar ve muhalefet farkına göre davranan adalet olmaz; Faşizm kabul edilemez...
Böyle farklılıklara göre işleyen bir yargı düzeni varsa orada demokrasi de laiklik de adalet de yoktur, sadece "Haksızlık" vardır.
Öyle bir ülkede ne can ve mal güvenliği kalır ne istikrar ne de geleceğe umut!

6