Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.
Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin ikinci koşulu, seçilmiş iktidarın, bütün eylem ve söylemlerinin, başta ifade, muhalefet ve medya özgürlükleri olmak üzere, Temel Hak ve Özgürlükler'e uygun olması ve bu uygunluğun anayasa mahkemeleri gibi, bağımsız yargı organları tarafından denetlenmesidir.
Mevcut İktidarın, meşruiyetin ikinci koşuluna uygun davranmadığı, sadece uygulamalarıyla değil, bizzat kendi ifadeleri ile de açıktır:
Anayasa'ya da, Temel Hak ve Özgürlüklere de uygun davranmamakta, bunu denetleyecek olan ve zaten bağımsızlığını yitirmiş durumda bulunan Anayasa Mahkemesi kararlarına bile uymamaktadır!
***
Meşruiyetin birinci koşulu olan, gerçek ve farklı seçeneklerin sunulduğu, şeffaf, adil, periyodik seçimlerin, Anayasa'yı ve Temel Hak ve Özgürlükleri ihlal eden otoriter bir iktidar tarafından "yapılıyormuş gibi" gösterilerek saptırılması konusunda pek çok örnek vardır.
oğu zaman zaman bizim ülkemizde de uygulanmış olan seçimi saptırma yol ve yöntemleri şöyle özetlenebilir:
1) Seçmene farklı programlar ve ideolojiler sunan değişik partilerin seçime katılmaları önlenir.
2) Propaganda döneminde, iktidarla adil ve eşit olanaklar muhalif partilere verilmez.
3) İktidar partisi, bütün öteki partilerin elinde olan olanakları aşan hükümet veya devlet hizmetlerini kullanır.
4) Muhalif partilerin propaganda etkinlikleri zorlaştırılır veya engellenir.
5) İktidarı kazanma ihtimali olan muhalefet partisi engellenir veya doğrudan yasaklanır.

4