Değerli okurlarım, bugün benim "Övgü" serisine bir yeni yazı daha ekliyorum. Daha önce alçaklığa, aptallığa, gönüllü köleliğe ve hainliğe övgüler yayımlamıştım.
Bu kez sıra, günümüzün en muteber, en makbul ve en kazançlı mesleğine geldi:
Emperyalizmle ittifaka!
***
Emperyalizmle el ele, kol kola, kendi halkına karşı ittifak yaptığını zanneden insan müttefik değildir...
ünkü Emperyalizm, müttefik değil, köle ister!
Kendi ülkesinde Emperyalizmle ittifak yapan insan, kendisinin herkesten daha kurnaz olduğu sanır:
ünkü o, "bağımsızlık" gibi, "ulusal egemenlik" gibi, "özgürlük" gibi, "laiklik" gibi, "halkın çıkarı" gibi, "adalet" gibi, direniş gerektiren, zor ve yorucu işlerle uğraşmaz...
O, doğrudan kaynağa gider, Emperyalistlerin ellerini, ayaklarını öper, kendi vatanını onlara peşkeş çeker.
Bu peşkeşe karşı çıkanları susturur, susmayanları da hapse atar!
***
Emperyalizmle ittifak eden kişi, hayatın gerçek anlamını, halkını satmakta, Emperyalizme köle olmakta arar:
"Dünya değişti" der, "Artık tek kutuplu değil, çok kutuplu" diye ekler ama pratikte hep aynı kutbun yörüngesinde kalır, onun hizmetine koşar. IMF reçetelerini, NATO talimatlarını, yabancı üsleri, özelleştirmeyi, kültürel hegemonyayı, medyadaki "uzman"ları, akademideki ve siyasetteki "proje"leri benimser, kullanır; karşı çıkanları karalar, susturur ve hapse atar!
***
Emperyalizmin müttefiki, kendi ülkesine, kendi halkına kendi tarihine, kendi bağımsızlığına ve hatta kendi istiklal marşına bile düşmandır:
Kendi bağımsızlığını, kendi tarihini, kendi dilini, kendi kültürünü, kendi bayrağını, "jakoben milliyetçilik" diye küçümser, karalar ve reddeder.
Milli Eğitim'i, dinci, mezhepçi, ırkçı ayrılıkçılığın savunulduğu eğitime dönüştürür, halkını cahil bırakır.
Vatanını "pazar" olarak, halkını "müşteri" olarak görür, gençliğini "ucuz işgücü" olarak değerlendirir.
Ülkenin bütün birikimini, üretimini, toprağının altını da üstünü de emeğini de sermayesini de Emperyalizme aktarır.
***
Emperyalizmle ittifak eden kişi dönektir, yalancıdır; ikiyüzlü ve çift dillidir:
Bir yandan "yaşasın yerli ve milli" diye bağırırken öte yandan "stratejik ortak" diyerek Emperyalizmle kucaklaşır...
Bir yandan "Antiemperyalist" maskesi takarken öte yandan siyasal meşruiyetini Emperyalizmin onayında arar...
Kendi halkına, Emperyalizme hizmet eden devletini "Bölgesel Güç" diye, liderini "Dünya Lideri" diye, yargısını "Bağımsız yargı" diye pazarlar...

16