Türkiye, Balkanlar'a, Kafkaslar'a, Ortadoğu'ya, Yakındoğu'ya, Doğu Akdeniz'e, Ege'ye, Boğazlara ve Karadeniz'e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı'nın Sevr Antlaşması ile bölüşülmesi, bugünkü Türkiye topraklarını, birbirine düşman küçük güçler arasında din, mezhep, ırk ve milliyetlere göre paylaştırarak yönlendirmesi ve güdümlemesi kolay bir hale getiriyordu.
Zaten insanlık tarihi de Birinci Dünya Savaşı ile "Teknoloji-İdeoloji Etkileşimi" bağlamında, "Din-Tarım" döneminden "Ulus-Endüstri" dönemine geçiyor; Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya, Almanya gibi Din-Tarım İmparatorluklarını tasfiye ediyordu. İngiliz İmparatorluğu ise "yıkılışının başlangıcını" Anadolu topraklarında Mustafa Kemal Atatürk'ün ordularına karşı yenilerek yaşayacak ve İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar direnecekti.
Bu anlamda Osmanlı'yı çökerten ve paylaştıran Sevr, insanlık tarihinin siyasal gelişimine uygun, Emperyalistleri yenen Atatürk'ü onaylayan Lozan ise insanlık tarihinin siyasal gelişimini bu topraklarda tersine çeviren antlaşmalardır!
Yukardaki teorik ve tarihsel girişi iyice özümlemeden, Emperyalizmin ülkemiz üzerindeki oyunlarını anlamak olanaklı değildir.
***
İktidarın CHP'ye karşı giriştiği bugünkü haksız, hukuksuz, mantıksız, Anayasa karşıtı, Hukuk Devleti'ne aykırı, Demokratik Rejimi tahrip eden büyük saldırının gerisinde, Emperyalizmin desteğiyle yapılan 25 yıllık açgözlülük, yağma, sömürü ve adaletsizlik yatmaktadır!
Emperyalizm'in de desteğiyle yapılan yağma, sömürü ve adaletsizlik bütün kaynakları bitirince İktidar bu çıkmazı, ülkenin doğal yapısını, nüfusunu, rejimini ve hatta sınırlarını değiştirecek girişimlerle aşmaya çalışmaktadır.
Seçmenin yani "Milli İrade"nin kabul etmesi olanaksız olan bu hedefleri, iktidarın, Emperyalizmin desteğine rağmen gerçekleştirmesi olanaklı değildir ve o da bunu görmekte ve bu direnişe karşı önlem almaktadır:
Seçmenin yöneleceği CHP'yi yok eder ve muhalefeti parçalarsa, yağmadan, sömürüden ve adaletsizlikten dolayı bitmiş olan siyasal ömrünü en azından bir seçim dönemi daha uzatabileceğini ummaktadır.
2023 seçimlerinden sonra kararlaştırıldıkları anlaşılan ve 2024 seçimlerinden sonra Emperyalizmin de desteğiyle aynı anda düğmelerine basılan "Kürt Açılımı" ve "CHP Operasyonu" işte bu niyetin sonucudur.

13