Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-1

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919'dan beri Atatürk'ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

Emperyalizm de buna karşı Atatürk'ü, Bağımsızlığı, Laikliği, Ulusalcılığı, Endüstrileşmeyi ve bunları savunan CHP'yi düşman görerek bu direnişi kırmaya çalışıyor.

Ergin Yıldızoğlu, dünkü yazısında Onur Öymen'in sözünü ettiği 2008 tarihli bir rapordan ve 2026 tarihli bir makaleden söz ediyor ve yazar olarak adı geçen Halil Magnus Karaveli adlı bir kişinin yorumlarını aktarıyordu.

Yıldızoğlu'nun aktardığına göre Karaveli'nin tezleri, Türkiye'deki kültür ve siyaset mücadelesinin "Demokratlarla-Otoriterler" arasında değil, "Dindarlarla-Laikler" arasındaki kimlik çatışması olduğu ve bu sorunun ancak laikliğin yumuşatılarak ve siyasetin sağa kaydırılarak çözülebileceği görüşüne dayanıyordu.

2008 raporu da 2026 makalesi de Emperyalizmin Türkiye'yi din ve ırka dayalı kimlik politikaları üzerinden bölmek ve yönetmek hedeflerini açıklıyordu.

Bu hedefler 25 yıldır İktidar tarafından başarıyla uygulanıyordu ve artık sıra, siyasal ömrünü dolduran İktidar'ın yerine geçecek olan Ana Muhalefet'e gelmişti.

Fakat Kılıçdaroğlu seçimi kaybedince ona yapılan yatırım boşa çıktı ve CHP'de liderlik değişti.

CHP'de yönetime gelen ve eski ehlileştirilmiş politikaları da bir süre "yumuşama" ve "normalleşme" yutturmacalarıyla sürdürmek isteyen Özel-İmamoğlu ikilisi, ömrünü doldurmuş olan İktidar'ın CHP'yi yok etmeye yöneldiğini görünce uyandı ve direnmeye başladı.

"Butlan" olayı, Emperyalizmin ve İktidarın CHP'yi biçimlendirme politikasının son darbesi olarak devreye girdi.

***

Şimdi Yıldızoğlu'nun dünkü yazısında sözünü ettiği rapor ve makaleye ek olarak Bahçeli'nin dün Türkgün gazetesine verdiği demeçte ne söylediğine bakalım:

Bahçeli, Özel'in Yargıtay'ın nihai kararını beklemeksizin krizi derinleştirecek hamleler yaptığını ileri sürüyor ve şunları söylüyor:

"Konunun sokaklara taşınma girişimlerini çok tehlikeli buluyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda alınan mesafeyi sabote etmeye, istikrarı zehirleme dönük bir unsur olarak değerlendiriyoruz."