Bir sebep olarak 15 Temmuz-(2)

Dün 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişimi'nin onuncu yıldönümüydü.

Emperyalizm ve İktidar, her zaman olduğu gibi, ülkenin tarihini ve güncelini kendi ideolojilerine ve görüşlerine göre saptırmak ve yeniden yazmak istedikleri için, İstiklal (Kurtuluş) Savaşı'mıza bile yaptıkları haddini bilmez müdahaleler bağlamında, bu olayı da kendilerine göre yorumlamaya kalktılar.

Aslında ben Salı günkü makalemden sonra, bu konuda ikinci bir yazı yazmayı düşünmüyordum.

Fakat özellikle, şimdi artık Fethullah Gülen Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY olarak bir terör örgütü olduğu anlaşılmış bulunan Gülen Cemaati'nin, AKP ile müttefik olduğu, İktidara ve Emperyalizme yaranmak için iş insanları, politikacılar, gazeteciler tarafından bir referans olarak kullanıldığı dönemlerde, ona en büyük desteği veren ve böylece ondan en büyük yararları sağlayanların, şimdi bu saptırma ve yozlaşmalara en büyük katkıyı verdiklerini görünce, kendimi tutamadım ve olayın siyasal tarih içindeki yerini değerlendirmek için bir çözümleme yazısı daha yazmaya karar verdim.

***

Tarihsel çözümlemeler ile polis romanları metinleri arasında büyük bir benzerlik vardır:

Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel darbelerin, olayların gerçek değerlendirilmeleri, bunların kimin işine yaradıkları ve hangi başka olaylara yol açtıkları ile yapılır.

Bu açıdan 15 Temmuz 2016 Cemaatçi Askeri Darbe Girişimine bakıldığında, onun en belirgin ve net sonucunun, Parlamenter Demokratik Rejim'in değiştirilerek yerine "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" denilen tek kişiye bağlı ucube bir "Şahsım Devleti" rejiminin kurulması olduğu görülmektedir.

Daha net bir ifade ile 15 Temmuz Cemaatçi Askeri Darbe Girişimi, AKP iktidarının Rejimi "Şahsım Devleti" olarak değiştirmesine yol açmıştır!

Nitekim İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da "Girişimin" bu "Rejim Değişikliği" sonucunu yaratmış olmasını, dün sabah Sözcü TV'de çok net olarak vurgulamıştır.