Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda "Ucube Şahsım Devleti" haline getirilmiş ve Anayasa'ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

İlk adım, Türkiye'nin en demokratik Anayasası olan 1961 Anayasası'nı hacamat eden 12 Mart 1971 askeri darbesi ile atılmıştır.

İkinci adım, Ecevit'in iktidarı bırakıp gitmesiyle kurulan "Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti"dir.

Üçüncü ve belirleyici adım, Emperyalizmin ve FETÖ'nün desteğiyle yapılan 1982 Anayasası ve yine aynı desteklerle kurulan Evren-Özal iktidarıdır.

Dördüncü adım, önce zaten baskıcı olan 1982 Anayasası'nı daha Antidemokratik hale getiren, sonra da ona bile uymayan bugünkü İktidardır.

***

"Mutlak Butlan" kararı, bugünkü İktidarın Anayasa'ya karşı yaptığı "On İkinci Darbe"dir:

İlk darbe, 21 Ekim 2007'de, mevcut Parlamenter Rejim'in mantığına aykırı olarak Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kararıdır.

İkinci darbe, Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Odatv davalarıyla Birinci Silivri Trajedisi'dir.

Üçüncü darbe, FETÖ ile birlikte, 12 Eylül 2010 halkoylamasında, yargının siyasete bağlanmasıdır.

Dördüncü darbe, Erdoğan'ın 2014'teki Cumhurbaşkanlığı seçimine, Başbakanlıktan istifa etmeden girmesidir.

Beşinci darbe, Erdoğan'ın 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra, hükümet kurulmasını engellemesi ve seçimleri 1 Kasım'da tekrarlatması ile vurulmuştur.

Altıncı darbe, 20 Mayıs 2016 tarihinde haklarında fezleke bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla gerçekleştirildi.

Yedinci darbe, Hulusi Akar'ın yazılı ifadesinden de öğrenildiği üzere, önceden haber alınan 15 Temmuz 2016 askeri darbe teşebbüsü bahane edilerek 20 Temmuz'da ilan edilen Olağanüstü Hal'dir.

Sekizinci ve belirleyici darbe, OHAL baskısı altında yapılan, oyların yasalara aykırı biçimde sayıldığı 16 Nisan 2017 referandumuyla yargının Cumhurbaşkanlığına bağlanması ve "Şahsım Devleti"nin kurulmasıdır.