Yolsuzlukları açığa çıkarmakla ünlü gazeteci Murat Ağırel'e kurulan "kumpas"ın öyküsünü dün Cumhuriyet'te, Barış Terkoğlu uzun uzun yazdı.
Bu nedenle burada onu tekrarlamaya gerek yok.
Ama "Ağırel'e Kumpas" olayındaki korkutuculuk, "Fon soygunu" haberlerinden dolayı zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel'in, "kumpas" olduğu çok belli olan bir iddia üzerine, gözaltına alınmasından kaynaklanıyor.
***
Bu "korkutuculuğu" anlatmak için, "kumpas" olayının aşamalarını, sadece basit basamaklar halinde özetlemek gerekiyor:
1) Ağırel'i Almanya'dan arayan ve kendilerinin de karapara aklayıcısı olduklarını kabul eden kişiler, karapara aklaması yapıldığı konusunda, Sarıgül ailesi aleyhine bir iddiada bulunuyor.
2) Ağırel iddiaların gerçekliğini anlamak için belge istiyor ve iddiaları karşı tarafa, yani Sarıgüllere de soruyor.
3) Ağırel, yaptığı araştırma ve incelemelerden sonra gelen belgelerin gerçekliği hakkında kuşkular duyuyor ve bu arada, Sarıgüller de iddiaları reddediyor.
4) Ağırel'i Almanya'dan arayan kişiler, Ağırel'in, kendisine verdikleri bilgileri haberleştirmediğini ve kendilerini Sarıgül ailesine ihbar ettiğini, Sarıgül ailesinin de bunun üzerine kendilerini tehdit ettiğini iddia ederek Ağırel hakkında şikâyette bulunuyor.
5) Savcılık, bu şikâyetler üzerine, Milletvekili olan Mustafa Sarıgül hariç, Sarıgül ailesinin üyelerini ve zaten ev hapsinde olan gazeteci Murat Ağırel'i 16 Ekim'de gözaltına alıyor; gözaltındakiler, Emniyet'te sorgulandıktan sonra 19 Ekim'de, adliyeye sevk ediliyorlar.

22