Bir gün önce düşünmüştüm, "Yine şov yapacaklar, ama bu defe acaba ne yapacaklar" diye!..
Çünkü alışkanlık oldu artık. Savunma filan yok ortada. "Yapmadık, etmedik" demiyorlar. Suçlamaların yersiz ve yetersiz olduğunu söylemiyorlar. Günlerdir sadece şov yapıyorlar, mahkemeyi tıkayıp çalıştırmıyorlar.
Dün de aynısı oldu. CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, avukat cübbesini giyip, avukatlara ayrılan bölüme oturdu. Mahkeme Heyeti de doğal olarak izleyiciler bölümüne geçip, duruşmayı oradan takip etmesini istedi Özer ise "kalkmam" diye direndi.
Kendisine "Vekaletin var mı" diye soruldu. O, "Yok ama ben avukatım" diye direndi. O arada her taşın altından çıkan CHP Milletvekili Mahmut Tanal izleyici sıralarından devreye girip Mahkeme Heyetine işini öğretmeye çalıştı. İzleyici sıralarından sloganlar atıldı:
-Hak, hukuk, adalet...
-Her şey çok güzel olacak...
Mahkeme Heyeti, Turan Taşkın Özer'den rica etti. Oturduğu yeri terk etmesini istedi. O, "Hayır, ben kalkmam" dedi. Mahkeme Heyetine "Beni zorla çıkarın" diye meydan okudu.
Yetmedi, bitmedi, çete kurmaktan ve yolsuzluktan yargılanan Ekrem İmamoğlu salona girdiğinde sanıklar ve izleyiciler ayağa kalktı. Kendisini alkışladılar, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı atıldı. Kısacası, tam bir rezalet yaşandı.
Mahkeme Heyeti de "Böyle yargılama olmaz" deyip salonu terk etti. Tutuklu sanıklar salondan çıkarıldı. Başta Turan Taşkın Özer olmak üzere izleyiciler ise "biz çıkmayız" diye direnerek salonu işgal etti.
Bütün bunlar yaşanırken, CHP'li milletvekili ve yöneticileri de televizyonlara bağlanıp, "Bakın görüyor musunuz, delil yok. Mahkeme yargılamayı milletten saklamaya ve uzatmaya çalışıyor. Bizi susturmak istiyorlar" türünden karartmalar yaptı.
Ne ilgisi varsa!
Tam tersi, yargılamayı engelleyenler de, konuyu saptıranlar da, delillerin ortaya konulup tartışılmasını engelleyenler de, duruşma düzenini bozanlar da kendileri. Buna rağmen konuyu sürekli çarpıtmaya çalışıyorlar.

4