Harakiri yapan CHP

Lafı evirip çevirmenin anlamı yok. Açık ve net bir ifade ile en baştan söyleyelim: CHP, artık sadece DEM ve Kandil'le birlikte aynı söylemleri dillendirmiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Mustafa Kemal Atatürk'e isyan edenlerle birlikte yol yürüyor.

Ayan beyan ortada, gizli saklı da değil. Bütün her şey hepimizin gözlerinin önünde, açıktan ve göstere göstere gerçekleşiyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Birbirimize göbekten bağlıyız" dediği DEM'li Tuncer Bakırhan isyan çağrısı yaptı. Cumhuriyet Tarihimizin en büyük isyanlarına, Şeyh Sait ve Seyit Rıza'ya atıfta bulunarak Türkiye'yi tehdit etti.

Tek bir kelime bile çıkmadı Özgür Özel ve yanındaki CHP kurmaylarının ağzından. Amiyane tabiri ile yiyip yuttular.

Atatürk'eydi bu isyan, Türkiye Cumhuriyeti'neydi bu tehdit! Maalesef, CHP yönetimi izlediği politika ile tepki göstermek bir yana destekçisi oldu.

Yetmedi, bitmedi, aynı partinin Mardin Eş Başkanı Mehdi Tunç, mahkemeler kurup, kayyumları yargılayacaklarını söyledi. Yine çıt çıkmadı CHP'den.

Peki, biz ne diyorduk yıllardır

CHP'nin Atatürk'ün kurduğu parti olmaktan çok uzaklaştığını söylüyorduk. "Ülkenin kurucu iradesini temsil ediyoruz, Cumhuriyetin sahibiyiz" söylemlerinin samimi olmadığının altını çiziyorduk.

Ne oldu

Haklı çıktık.

Öyle bir değişti ve dönüştü ki CHP...

Artık "Kurucu irade, kuruluş felsefesi, vatanseverlik, Atatürk Milliyetçiliği, ulus devlet ve bağımsızlıktan" söz edenler, kesin ihraç talebi ile disipline veriliyor.

Lütfü Savaş'a hepimizin gözü önünde bu yapıldı işte.

CHP'deki Ulusalcılar ve Atatürkçülerin tasfiye süreci Kılıçdaroğlu döneminde başladı aslında. Defalarca yazdık bunları, örneklerini sıraladık. Muharrem İnce gibi isimler açıktan söyledi. Onur Öymen bu yönde ortaya ciddi belgeler koydu. CHP'deki FETÖ ilişkileri ifşa edildi...

Saldırılara, hakaretlere uğradık.

Ne oldu Sonuç ortada: Süreç tamamlandı. Ne