Beş gündür kutsal topraklardaydık. Manevi bir iklimin içine girdik. İtiş-kakış ve kavga-dövüşten uzak farklı, huzur dolu bir atmosferi soluduk. Umre ziyaretimizi gerçekleştirdik.
Döner dönmez gördük ki, içeride hiçbir değişiklik yok. Hamam da aynı tas da...
Karşımıza yine sosyal medyada Ekrem İmamoğlu ve destekçileri çıktı. Hep birlikte el ele verdiler, bu defa da kutsal topraklara yaptığımız ziyarete saldırdılar. On parmaklarında on kara, üzerimize sürmeye çalıştılar. Ağızlarına geleni söylemeyi, her türlü iğrenç saldırıda bulunmayı kendilerine hak olarak gördüler.
Normal...
Yadırganacak bir durum yok. Cezaevinde yatan ve hakkında yüz kızartıcı suçlar da dahil onca iddia bulunan bir kişiyi başka türlü nasıl savunacaklar Ne diyecekler, ne yapacaklar Onlar da kendilerini böyle kandırıp rahatlatıyor! Doğal olarak saldıracaklar...
Ama kendi içlerinde de ciddi problemler var. Sıkıntılar başladı. Gitmez, yürümez bu böyle.
Ankara'nın göbeğinde bir Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi açtılar. Kim için Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği olmayan ve çok ciddi suçlardan dolayı yargılanan Ekrem İmamoğlu için! Bir de Gölge Kabine kurmuş, orada toplantılar yapıyorlar. Ama o Kabine üyeleri de zor durumda. Bir yandan Ekrem İmamoğlu çekiştiriyor, diğer taraftan Özgür Özel. Başlarında iki ayrı otorite var.
Birinin dediğini yapsalar diğeri küsecek!
Ayrıca, siyasette doğal süreç işliyor. Özgür Özel, yavaş yavaş ipleri eline almaya başladı. Oradan Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafını kaldırdı, Atatürk ve Türk Bayağını koydurdu. Öyle görünüyor ki, İmamoğlu yükünü uzun süre taşıyamayacağını O da biliyor. Kurtulmak için küçük küçük adımlar atıyor. Nihayetinde kendi ağırlığını tamamen hissettirecek.
Sakın ola "diyet borcu" filan demeyin. Siyaset bu, diyet filan olmaz. Geçmişe bakın: Kimler kimleri tasfiye etti, ezip geçti! En son örnek, Özel'in Kılıçdaroğlu'na yaptıklarıdır! O yüzden, İmamoğlu-Özel ilişkisinde de aynı tablonun yaşanması kaçınılmaz.
Bekleyin göreceksiniz, bunların hepsi gerçekleşecek. Kavga, şimdiden ve içten içe başladı bile.
***Bu arada dünyada ve çevremizde önemli gelişmeler oluyormuş, kimin umurunda. CHP kendi derdi ile meşgul...
Bunu gizlemek ve örtülemek için de istismar politikası uyguluyor. Atılan her adım ve gerçekleştirilen bütün icraatları karalamak için çırpınıyor. Dikkat ederseniz, bir söylediği sonrakini tutmuyor. Mesela

8