Gördün mü gördün mü

Bilenler vardır, hatırlayanlar çıkacaktır elbette. Bilmeyenler de internetten dinleyebilirler...

Ankara Sincanlı Oğuz Yılmaz'ın "Usta" isimli bir şarkısı vardı. Bir zamanlar dolmuşların vazgeçilmeziydi. Sürekli çalar dururdu. Vatandaşın zihninde de "Bas bas paraları Leyla'ya" şarkısı olarak yer etmişti. Nakaratı aynen şöyleydi:

"Bas bas paraları Leyla'ya, bi daha mı gelecez dünyaya, bas bas paraları Leyla'ya."

Bir de klip yapılmıştı. Tam bir safahat örneği idi. Her gece ayrı bir yerde alem düzenleniyordu. Yeniliyor, içiliyor, şen kahkahalar atılıyor, paralar da ortada raks eden Dansöz Leyla'ya basılıyordu...

Usta'nın dünya umurunda değildi!

Sonra, yine Oğuz Yılmaz'dan devamı çıktı o şarkının. "Gördün mü gördün mü" diye başlıyordu:

"Gece gündüz gezerdin, kimseyi dinlemezdin. Her gün başka bir güzelle geziyodun, gördün mü

Pilin bitmiş, gördün mü Rengin solmuş gördün mü Belin dönmüş, gördün mü Gördün mü gördün mü Havaları basmayı gördün mü Paraları basmayı gördün mü Gördün mü gördün mü.."

Ve devam ediyordu:

"Havan sıfıra inmiş. Benzin sararmış solmuş. Aynaya bak, gördün mü Gördün mü, gördün mü.."

Sanki bu günler için yazılmış!

Canlı canlı izliyoruz hepimiz...

***

Bir de tek kanallı TRT döneminde Dallas isminde Amerikan yapımı bir televizyon dizisi vardı.

Kimin eli kimin cebinde belli değildi. O, onu aldatıyor; bu, bunu kandırıyor, her türlü alavere-dalavere sergileniyordu. CBS Televizyonu için hazırlanmış, Türkçe dublajlı olarak uzun süre TRT'de gösterilmişti. Millet, Dallas'la yatıp, Dallas'la kalkıyordu. Sahtekarlık abidesi başrol oyuncusu Ceyar, milletin önüne rol model olarak konulmuştu.

O sadece bir televizyon dizisiydi. Bin beterini ve gerçeğini bugün milletçe yaşıyoruz...

Belediyelere yapılan operasyonlara bakın:

Basmışlar paraları Leylalara, vurmuşlar rakının, şarabın dibine. Yetmemiş, esrar, eroin ve kokaine geçmişler. Milletin parasını yemişler de yemişler. Uçaklar tutmuşlar bunun için, mankenler, spikerler ayarlamışlar. Pislik, bizim mahalleye kadar her yeri alabildiğine sarmış. Akla, hayale gelmeyecek işler yapmışlar. Perde arkasında bütün bunlar olurken,