Dibe vuruş

İnsanların sokağa çıkamadığı, büyük şehirlerde kurtarılmış bölgelerin oluştuğu, her gün sokakta onlarca insanın infaz edildiği 1980 öncesine tanıklık ettim. Ben de defalarca kurşunlandım.

O günlerde bile böyle küfürler ve böylesine dibe vuruş görmedim.

1980 Darbesinin ardından Kenan Evren döneminde gazeteciliğe başladım. O günden bu yana bütün liderlerle yakın temasım oldu. Bazılarını da bizzat takip ettim. Hiç böyle bir rezalete şahit olmadım. Bütün kavgalara rağmen, bir nezaketi ve zarafeti vardı siyasetin. Çok sert eleştirirlerdi birbirlerini; atışırlardı tartışırlardı, ama ağızlarından tek kelime küfür çıkmazdı.

Polemik ustasıydı Süleyman Demirel. Muhatabının altından kalkamayacağı sözler ederdi. Fakat içinde tek bir küfür bulunmazdı. Hüsamettin Cindoruk'un da ondan kalır tarafı yoktu, iyi bir söz ustasıydı.

Necmettin Erbakan tam bir beyefendiydi.

Alparslan Türkeş, gelmiş geçmiş en büyük polemik ustalarından Osman Bölükbaşı'nın yakın arkadaşıydı. Özel sohbetlerinde bile siyasi muarızlarına karşı çirkin bir kelime yer almazdı.

Erdal İnönü ve Bülent Ecevit son derece kibar insanlardı. Küfrün en hafifi bile lügatlerinde bulunmazdı.

Turgut Özal bir gün siyasi rakiplerinin sözlerini küçümsemek için torununu kastederek, "Onu Küçük Turgut'a anlatsınlar" dedi. Sözleri istismar edilince Türkiye sarsıldı. "Bir Başbakan nasıl böyle sözler sarf eder" diye yer yerinden oynadı. Günlerce konuşuldu...

Ve bugünlere geldik...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Türk Siyasi Hayatında görülmeyen küfür ve tehditleri ile karşılaştık. Ağıza alınmayacak hakaretlere, muhatabının ailesini, gelmişini geçmişini hedef alan çirkin ifadelere tanık olduk.

Kelimenin tam anlamı ile dibe vuruştur bu!

***

Bir de kendisini savunanlar var...

Neymiş, ihanete uğramış!

Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan ihanetten daha büyüğü mü olur Bu mantıkla, Kılıçdaroğlu'nun Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e yatıp kalkıp sövmesi lazım!

Kimseyi savunuyor değilim. Özellikle de geçmişte sağ partilerde yer alıp