Çürüme

Günlerdir aynı konu etrafında dönüp, aynı şeyleri yazdığımı söyleyenler olabilir. Ancak, Türkiye'nin en büyük sorunu bu! Derin ve dört bir yanımızı saran bir çürüme ile karşı karşıyayız.

Operasyonlar yapılıyor peş peşe...

Belediyeler rant kapısı olmuş! Gün geçmiyor ki yeni bir vurgun olayı ortaya çıkmasın.

"Sanatçı" diye toplumun önüne konulan taifenin büyük bölümü uyuşturucu batağının içine saplanmış. Birer birer gözaltına alınıyorlar. Akıl almaz ilişkilerle karşı karşıya kalıyoruz.

"İşadamı" dediklerimizden bazıları devleti soyma, bir başka ifade ile milletin parasını çalma derdinde.

Bu keşmekeş içinde siyasette de garip bir tartışma yürüyor. Pisliği pislikle kapatma çabası adını verebiliriz buna. Bir rezalet ortaya çıktığında, suçlananlar hemen karşı atağa geçiyor. Doğru ya da yanlış bazı bilgilerle karşı tarafa saldırıyor:

-Bak, ama sende de bu var...

"Tencere dibin kara" tartışmaları dört bir yanı sarmış durumda. Bir de kronik hale gelen siyasi taassup var ki, artık harama hile karıştıranlar bile savunuluyor. Hırsızlık, yolsuzluk ve vurgunla suçlananlar çılgınca alkışlanıyor. Vesaire, vesaire...

Bu çürüme rahatsız edici değil mi

***

Bazı siyasetçiler günü kurtarma derdinde. O yüzden de yalanlar ve iftiralar havada uçuşuyor...

"Çamur at, izi kalsın" anlayışı alabildiğine yayılmış durumda. Sırf bu iş için görevlendirilip çalışanlar yakalanıyor, itiraflarda bulunuyor ve tutuklanıyorlar. Ama onlarla işbirliği yapanların yüzü bile kızarmıyor. Milletvekili dokunulmazlığı alabildiğine hoyratça ve kötü niyetle tepe tepe kullanılıyor. Sosyal medya da çöplüğe dönmüş durumda. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi 24 saat esası ile çalışıyor. Fakat kirliliği temizlemeye yetişemiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dediği gibi doğru ayakkabılarını giyene kadar, yalan Dünya'yı birkaç defa dolaşıyor...

Evet, Türkiye'nin en önemli meselesi bu!

Doğrular çarpıtılıyor, yalanlar milletin önüne gerçek gibi konuluyor. Bu toplumu ayakta tutan değerler, sürekli olarak paspas gibi çiğneniyor. Çürümüşlük yayılmaya çalışılıyor.

Hırsızlar, vurguncular, rüşvetçiler bile yüceltilip ilahlaştırılarak, toplumun önüne rol model olarak konuluyor artık. Çok rahatsız edici değil mi içinde bulunduğumuz bu tablo