Çıkarılacak dersler

Öncelikle şu soru ile başlayalım: İran, Amerika için yakın, açık, ya da ciddi bir tehdit mi

"Evet, öyle" diyenin aklından şüphe edilir. Böyle bir durum söz konusu değil ve olamaz da.

Durum bu olduğuna göre, ne işi var Amerika'nın İran'a karşı yürütülen bir savaşın içinde ABD, Dünyanın jandarması mı Yoksa İsrail'in özel güvenlik şirketi mi Niye Amerikan toplumunun kaynakları bu iş için harcanıyor ABD niye orada Niçin Amerikan askerleri ölüyor

Bunlar tartışılacak ve sorgulanacak elbette. Nitekim sorgulanmaya ve tartışılmaya başlandı bile...

***

Amerika ve İsrail propagandasına bakarsak, İran barbar, ilkel, tehlikeli ve cezalandırılması gereken bir ülke!

İyi güzel de ilkellik ve barbarlığı sergileyen İran değil, ABD ve İsrail ikilisi!

Görüşmeler devam ederken İran'a tuzak kurdular. Anlaşmamak, uzlaşmamak üzere masaya oturdular. Tam da Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Buseidi ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin "Güzel ilerlemeler sağlandı" dedikleri anda Tahran'ı vurdular. Hem dini liderleri, hem de devlet yöneticilerine suikast düzenlediler.

Şimdi soruyorum:

Kim güvenilmez, kim ilkel, kim barbar

***

Medeni olmakla övünen, dünyaya nizam ve intizam getireceklerini iddia eden ABD-İsrail ikilisi, savaşa ve saldırıya İran'da ilkokul vurarak başladılar. Yüzün üzerinde minik kız çocuğunu alçakça katlettiler.

Büyük bir barbarlığın altına imza attılar...

İnsanlık ve savaş suçu işlediler.

Yetmedi, bitmedi, günlerdir sivil tesisleri vuruyorlar. En son da bir hastaneyi hedef aldılar. Hepsi belgeli ve görüntüleri geziyor ortalıkta.

Peki, yine "medeni" olmakla övünen Batı Dünyasından herhangi bir ses çıktı mı

Tabi ki hayır.

Onlar hala İran'ı suçlamaya devam ediyorlar...

***

İran da sütten çıkma ak kaşık değil elbette. Görüşmeler sırasında Türkiye'yi devreden çıkarmak istedi, arabuluculuk yapmasını engelledi ve başarılı da oldu.

İyi ki böyle yaptı. Aksi takdirde Türkiye de sıkıntıya girecekti. Haksız yere ABD