Çağdaşlık değil ilkellik

Kanalizasyon öyle bir patladı ki, her şey saçıldı ortaya. Pislikten geçilmiyor, kokudan durulmuyor. "İyi ve güzel" diye sundukları ne varsa lime lime dökülüyor...

Uğraşıyorlar ve çırpıyorlar üzerini kapatmaya. Çabalıyorlar savunmak için. Dikkat dağıtmaya çalışıyorlar. "Ama bak, şu şöyle, bu da böyle yapmıştı" diyerek, suç hafifleştirmeye uğraşıyorlar.

Olmuyor, olmaz da...

Mecelle'de bir kural vardır: Sui misal emsal olmaz. Yani, kötü örnek, örnek gösterilemez. O yüzden, verdikleri örneklerle komik duruma bile düşüyorlar. Söylediklerinin "Ama benim anam onun anasını da umumhanede görmüş" savunmasından öte bir anlamı yok.

Çıkmaz bir sokağa girdiler. Bu şekilde davranırlarsa, "Sirke baldan tatlıdır" diye bağırmaya devam ederlerse, kurtulmaları ve arınmaları mümkün değil.

***

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha işin başında "Sütte leke var, İmamoğlu'nda leke yok" türünden laflar etti.

Öncelikle hayatın doğal akışına ters sözler bunlar. Ayrıca, içinde bulunduğumuz gerçeklikle de taban tabana zıt.

Ortada onlarca belge, yüzlerce şikayetçi, tuğla gibi bir iddianame ve basında yer alan korkunç iddialar var. Bazıları hükme bağlandı ve İmamoğlu mahkeme tarafından cezalandırıldı. Ama ısrarlı bir savunma devam ediyor...

Mesela, iptal edilen diploma konusunda sergilenen tavır evlere şenlik:

Yok efendim mahkemeler ayarlanmış. Büyük bir kumpas kurulmuş. Adamın 35 yıllık diploması elinden alınmış. Vay efendim Türkiye Hukuk Devleti olmaktan çıkmış. Vesaire, vesaire...

Ayıp denen bir şey var!

Aslında bir hüküm vermek için mahkemeye bile gerek yoktu. O diploma denilen şeyin haksız bir şekilde elde edildiği gün gibi aşikardı. İngilizce İşletme eğitimi aldığı iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun lise seviyesinde bile bir İngilizcesi yoktu.

Normal şartlarda ve temiz bir siyaset ortamında "Sen bu diplomayı nasıl elde ettin" diye sorgulanması gerekirken, tam tersi yapıldı. Haksızlık ve hukuksuzluk savunuldu.

***

Bütün bunlar yaşanırken, İBB çocuk yuvasında gerçekleştiği iddia edilen dayak, eziyet ve istismar olayında ortaya konulan tavır da tuzu biberi oldu. Olay kapatılmaya, savcılıklara yapılan şikayet ve ihbarların üzeri örtülmeye çalışıldı. Konuyu gündeme getirenlere ahlaksızca saldırıldı.