Enflasyon şişme demektir. Nisan ayı fiyat "şişmesi" (TÜFE) Türkiye geneli için %4.18 olarak ilan edildi. İran-ABD savaşı yüzünden artan petrol fiyatları dolayısıyla Nisan'da bir yükselme olacaktı. Ama aylık şişmenin bu orana çıkması beklenmiyordu. Sadece İstanbul için enflasyon hesaplayan İTO (İstanbul Ticaret Odası), Nisan enflasyonunu %3.74 buldu. Normalde İTO'nun oranı TÜİK'ten büyük olur. Nisan'daki tersliğin data toplama yönteminin bir cilvesi olduğunu sanıyorum. Enflasyonu en yüksek ölçen ENAG bu sefer de %5.05 ile bu geleneğini sürdürdü. Enflasyonun teknik sebebi "piyasada dolaşımda bulunan para miktarının, piyasaya sunulan mal miktarından daha yüksek oranda artmasıdır" denir. Doğrudur. Ama bu, sebebi açıklamaz. Yanıtlanması gereken iki soru var: Madem enflasyon istenmeyen bir şeydir; 1. Kim tarafından ve niçin dolaşımdaki para miktarı fazla artırılıyor veya 2. Niçin piyasaya sunulan mallar, para miktarına eşit oranda artırılmıyor İkinci soruyu yanıtlamak kolay. ünkü üretimi artırmanın önünde fiziki kısıtlar var. Üretim, yatırımı; yatırım, tasarrufu; tasarruf ise tüketimi kısmayı gerektirir. Tüketimi kısmak zordur. Tarımsal üretim iklim şartlarına bağlıdır. İlaveten, ülkede adalet ve huzur olmalıdır.
FANTAZYA KITIR, FÜLÜS MAFİŞ
Gelelim birinci sorunun cevabına. Siyasetçiler, hem halkın harcanabilir gelirini artırmak hem de ülkeyi hızla kalkındırmak vaadiyle iktidara gelir. Vergi gelirleri onların bu vaatleri gerçekleştirmelerine yetmez. Bütçe açığı oluşur. Açık, iç ve dış borçla kapatılır. "Enflasyonu yaratan ilk günah budur." Osmanlı zamanında aynı şey yaşanmış ve mizah yazarları buna "Fantazya kıtır, fülüs mafiş" (Fantezi proje çok, para yok) adını takmıştır. AKP 2002 sonunda iktidara geldiğinde dünyayı sarsan 1997 Asya, 1998 Rusya mali krizleri bitmişti. Türkiye'yi perişan eden 2001 krizi de sona ermişti. Nitekim 2021'de %68.5'e çıkan enflasyon 2002'de %29.75'e düşmüştü. Tüm dünyada para bolluğu vardı. Asya Pasifik ve Latin Amerika dahil, gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarı sağlanmış, büyüme başlamıştı. Türkiye de bu olumlu konjonktürden yararlandı. Ülkeye dışarıdan bol "fülüs" girdi. Bu sayede hem fantazyalar gerçekleşti, hem halkın geliri arttı hem de enflasyon tek haneye indi.
DÜŞÜK FAİZ YÜKSEK KUR
Türkiye ekonomisinde mali istikrar "yüksek faiz-düşük kur" ile sağlanır. Ancak yüksek faiz, "

28