O kadar üzülmeyin

Merkez Bankası'nın 1 trilyon liralık zararı ekonomik çöküş değil, para politikasının muhasebe yansıması olsa da, bu zararla emeklinin alım gücü kaybını nasıl bağdaştırıyoruz?

Ege Cansen
Bugün
21
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Merkez Bankası'nın 2025 yılındaki zarar açıklamasının abartılı yorumlanmasını eleştirerek, MB zararının reel ekonomik hasar değil para politikası araçlarının muhasebe sonucu olduğunu savunuyor. KKM'nin rağmen çekilen "faydası" ile 2025 zararının "kurumsal" olarak sunulmasındaki tutarsızlığı sorguluyor ve MB zararını GSYH'ye oranlamak ya da deprem zararıyla kıyaslamanın bilimsel olmadığını öne sürüyor. Peki, enflasyonun gerçek gelir kaybı meydana getirmesiyle MB'nin muhasebe zararı arasında halk tarafında hissedilen fark nedir?

BİZİM Merkez Bankası (MB) 2025 yılında 1 trilyon 64 milyar lira zarar etmiş. Eyvah! MB'miz çok zarar etmiş, yoksa ekonomimiz batıyor mu diye üzülmeyin. Ortada sizi endişelendirecek türden bir zarar yok. MB'nin 2025 yılı bilançosunda açıkladığı bu zararı, ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) Merkez Direktörü, ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz şunları söylemiş: "MB'nin 2023 yılındaki zararı, Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) kaynaklanmıştı. 2024 yılı zararında, KKM'nin ağırlığı yüzde 91 seviyesinde gerçekleşmişti. 2025 yılı zararı ise, esas olarak Merkez Bankası'nın uyguladığı 'Para Politikası Araçları'ndan kaynaklı kurumsal zarar şeklinde karşımıza çıkmıştır." Hemen aklıma bir soru geliyor. KKM de bir tür "Para Politikası Aracı" değil midir Neden 2023 ve 2024 zararları açıklanırken KKM'den akılsız bir uygulamaymış gibi bahsediyor da, sıra 2025 yılı zararını açıklamaya gelince, uygulanan "Para Politikası Araçları" sonucunda ortaya çıkan "kurumsal zarar" diye, ona adeta "faydalı zarar" muamelesi yapılıyor KKM'nin döviz fiyatlarının alıp başını gitmesini dizginlemek gibi bir faydası olmadı mı Yüksek faizli mevduat/tahvil veya yüksek faizli swaplar ile yurt dışından "sıcak döviz" çekmek daha akıllıca mı Muzırlık olsun diye soruyorum. KKM zamanında mı emeklinin geçim şartları daha iyiydi, yoksa şimdiki "yüksek faiz-düşük kur" döneminde mi Kaldı ki KKM, MB'ye zarar yaratmamıştır. Neyse.

MB ZARARI GSYH İLE ORANLANMAZ

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, (Gross Domestic Product) bir "hasıla/ürün" (product) dür. Gayri safi veya yurtiçi diye tasrih edilmesi, ölçülen şeyin kapsamını belirtmek içindir. Bunlar "milli" veya "net" de olabilir. Yani GSMH Gayri Safi Milli Hasıla (Gross National Product) veya Net Yurtiçi Hasıla olarak da hesaplanabilir. Ölçülen hasıla, hasıl edilen yani üretilen şeylerin "katma değerler toplamı"dır. Bu, bir ürünün (hizmet de bir üründür) satış fiyatının faktör fiyatları toplamıdır. Bunlar sırasıyla ücret, kira, faiz ve kârdır. Bu net katma değerdir. Buna, amortisman eklenirse "Gayri Safi Katma Değer" bulunur. Eğer satış fiyatı, maliyetten düşükse, ortaya "zarar", büyükse "kâr" çıkar. Merkez bankaları "fiyat istikrarı" üretir. Fiyat istikrarının alıcısı ve satış fiyatı yoktur. Hasıl ettiği ürünün, satış fiyatı olmayan bir firmanın (yani MB'nin) yarattığı