Kömür yakarak elektrik üreten santralların bir süredir zarar ettiği söyleniyordu. Eskişehir'de faaliyet gösteren Yunus Emre Santralı için kömür çıkaran Doruk Madencilik firmasının, maaşlarını alamayan işçilerinin, 13 Nisan'da Ankara'ya "seslerini duyurma" yürüyüşüne başlaması ilgimi çekti. Önce sürüncemede kalmış bir grev var sandım. Meğer grev yokmuş. Devam eden eylemler varmış. İhtilafın esasını öğrenmeye çalıştım. Medyadan topladığım bilgileri mantıki bir çerçeveye oturtamadım. Okuduklarım "hakkı yenen işçi-hak yiyen patron" temalı yorumlardı. Doruk Madencilik, Yıldızlar SSS Holding'in şirketlerinden biriymiş. Eskiden FETÖ ile iltisaklı olan bu işletmeyi 2022'de TMSF'den yani devletten almış. O zaman burada 1200 kişi çalışıyormuş. Şimdilerde bu sayı 500'e düşmüş. İşçiler, özlük haklarıyla ilgili olarak açtıkları davayı kazanmış ve icra takibine geçmiş. Ama yine de paralarını alamamışlar. Demek ki patron sıfırı tüketmiş dedim. Ankara'ya varan işçilerin, haklarını almak için alışma Bakanlığı'na yürümeleri gerekirken ısrarla Enerji Bakanlığı'na gitmek istemelerinden huylandım. ünkü bu bakanlık, elektik fiyatını yükselterek kömürlü santrallerin kâra geçmesini sağlayacak merciydi. O bakanlığa işçiler değil, patron gitmeliydi. Neticede, herhalde Cumhurbaşkanı'nın "1 Mayıs'tan önce eylemler bitsin" talimatıyla 28 Nisan'da sorun çözüldü. Haberlere göre, sıfırı tüketti sandığım patron, ertesi gün 60 milyon lira ödedi. Gökten üç elma daha düştü.
HER YÜK TEMELE GİDER
Sendikanın talepleri arasında "istihdamı güvenceye almak için" bu işletmenin tekrar devletleştirilmesi var. "İşletme zarar etse bile istihdamı korumak için" özelleştirilmiş firmaları devletleştirme önerisine katılmam mümkün değil. İnşaat mühendislerinin "her yük temele gider" sözünü pek severim. Kırk katlı bir binanın kırkıncı katına konan piyanonun ağırlığı 39. kata değil 40 kat aşağıdaki temele gider. Ben de kıdemli bir iktisat öğrencisi olarak "ekonomide her zarar halkın sırtına biner" der dururum. Serbest piyasa sisteminde firmaların tek bir sosyal sorumluluğu vardır. O da yasaların koyduğu kurallar içinde faaliyet göstererek kâr etmektir. Yasalar denince tüm mevzuat anlaşılmalıdır. Bunların içinde çevre koruma yönetmeliği, işçilerin haklarını savunan iş kanunu, devletin menfaatini kollayan vergi kanunları, paydaşlarının hakkını koruyan ticaret kanunu da vardır.

24