Kafayı faize takmayın

alışma ekonomisi profesörü Dr. Aziz elik, sosyal medyada "Emeklilere yapılamayan maaş artışlarının, bütçe imkansızlığıyla açıklanamayacağını" savunmuş. Aziz Hoca, "Bu bir siyasi tercihtir" kaynaklar faize tahsis edildiği için emekliye verecek para kalmamıştır diyor. Değerli Mehtap Özcan Ertürk arkadaşımız, pazar günkü Sözcü'de Profesör elik'in bu savını, haber-yorum şeklinde okura sundu. İlgimi çektiği için, bugün bu konuyu irdeleyeceğim. Önce şunu söyleyeyim: Eğer bir devlet borç almışsa, bu borcun faizini ve anaparasını zamanında ödemek zorundadır. Aksi takdirde "acze düşmüş" olur. Devletin acze düşmesinin, emekliler dâhil tüm topluma vereceği zarar, emekli maaşlarının yetersiz kalmasından çok daha büyüktür. Her devlet, lüzumlu gördüğü harcamaları yapabilmek için vergi gelirine ilaveten borç alır. Ulusal parasıyla aldığı borçlara ya çok düşük "reel" faiz öder ya da uzun vadede "reel faiz" ödemez. Bütçede görüntü öyle olsa bile gerçekte "faize para var maaşa yok" diye bir şey olamaz. ünkü vadesi gelen kamu borcu ve faizi, vergiyle değil yeni alınan borçla ödenir. Kamu borcuna ödenen faiz, reel olmadığından gelir dağılımı bozulmaz. Ama alınan borcun bir kısmının, ihalelerle yandaşlara dağıtılması gelir dağılımını bozar. Esas kötü olan, iktidarın, eser bırakıyoruz ayağına yatıp "siyasi itibar" için katma değer yaratmayan gösteriş yatırımları ile kişisel itibar için "gösteriş tüketimleri" yapmasıdır. Böylesi harcamalar, ekonomide verimi düşürür, pahalılık yaratır.

FAİZSİZ MEVDUAT

Eğer bütçede belli bir miktar parayı "emekli maaş zamları ile kamu borcu faizleri" arasında bölüştürmek diye bir sorun varsa, "teorik olarak" faizi asgariye veya sıfıra indirmek bu sorunu çözer. Ancak bu mümkün değildir. ünkü devlet faiz ödemez, özel sektör öderse devlet borçlanamaz. Ya bütçeyi kısar ve hizmetler aksatır. Ya da açığı, ilave vergi salarak ve/veya para basarak kapar. Dolayısıyla, sadece devletin ödediği faizler değil, kredi faizleri, kredi kartı faizleri, vade farkı denen taksitli satış faizleri de sıfırlanmalı veya sıfıra yakın bir yüzdeye indirilmelidir. Bunu yapabilmek için de paranın kaynağı olan mevduata ödenen faizler sıfırlanmalı veya sıfıra yaklaşmalıdır. Enflasyon düşmeden bu yola gidilirse de mevduat toplanamaz. Mali kriz çıkar. Yukarıdakileri "faizsiz ekonomi" bazen de