Ebru Kılıçoğlu

Ebru Kılıçoğlu

Cumhuriyet
Spor / Galatasaray 111 yazı 0 takipçi

Hediye

Sezonun "piyangodan çıkan" derbisinde Fenerbahçe daha tutkulu daha konsantre. Ayağının tozuyla kadroya eklenen Guendouzi de dahil olmak üzere herkesin aklında kazanmak var. Galatasaray'da ise bu tablonun tam tersi söz konusu. Sahadaki 11 kişinin hepsi ruhlarını takım otobüsünde bırakmış adeta. SarıKırmızılı takım maçın ilk 20 dakikasını "adaptasyon

Finalist

Uzun bir aradan sonra, sadece futbola odaklanan bir maç izletiyor Galatasaray ve Trabzonspor. İlk 30 dakika tahterevalli misali, güçlerin birbirine denk olduğu, iki tarafın da tehlikeler yarattığı bir o tarafın bir bu tarafın ağırlığını koyduğu bir tabloda geçiyor. Ancak G.Saray, yavaş yavaş oyuna ağırlığını koyuyor. 38'de günün hırslısı Barış Alpe

Mutlusaray

Galatasaray'ın, ilk düdükten son düdüğe; performansını düşürmeden yüksek tempolu, baskılı ve organize bir futbol sergilediği doğru. Daha baskılı bir futbola sahip olduğu da gerçek. Ama bir gerçek daha var; o da Kasımpaşa'nın sahada hiç olmaması... Sarı-Kırmızılılarda Yunus bol yıldızlı bir performans sergilerken, Barış Alper de istekli ve ısrarlı o

Yorgun ve mutlu

Belki maç başlamadan önce, Galatasaray'ın Avrupa yorgunu olması ve birinci kalecinin sakat olması avantaj gibi gözükmüştür Antalyaspor teknik heyetine. Belki buna, evinde oynama avantajını da eklemiştir. Ancak ilk düdükle beraber, Galatasaray hesapları değiştiriyor; bütün tutkusu ve baskısıyla rakip kalenin önüne yerleşiyor. Öyle ki, Antalyaspor Gü

Gel-git

Galatasaray, maçın ilk 45'te, Samsunspor ligin büyüklerinden rahatça puan koparan, dişli takımlardan biri değilmiş, hatta hiç yokmuş gibi oynuyor. Bunun iki nedeni var: 1- Sane; 2- Samsunspor'un baskıya maruz kalması; ki bu Sarı-Kırmızılıları, kafesin kapısını açık bulan bir aslana döndürüyor. Biri Sane'nin kopup gittiği, diğeri Sane'nin Osimhen'e

Denge

İstanbul derbilerinden, heyecan, çekişme, güzel futbol beklemeyeli çok oldu... En fazla, "Olay çıkmasa bari" temennisinde bulunabiliyor insan. Maç en azından bu beklentiyi karşılıyor. Maçın geneli "kusursuz bir denge" içinde geçiyor. İki takım da hata yapmadan temkinli oynamaya çalışıyor. Bu da sahaya tutuk ve sıkıcı bir futbol olarak yansıyor. Kal

Kayıp

Eksik ve tuttuk... Union St Gilloise karşısındaki Galatasaray'ın oynadığı futbolun özeti bu. Konuk takım, Galatasaray'ın bünyesine hiç iyi gelmeyen aşırı kalabalık defans anlayışı ile SarıKırmızılıları yıpratıyor. Kenardan gelecek taktik müdahaleye kadronun darlığı müsaade etmezken, sahadaki futbolcuların vasat oyunu da puanların alınmasına izin ve

Son kahraman

Galatasaray için maç, klişe bir pembe dizi gibi başlıyor... Başına olabilecek her şey geliyor: Cezalılar, sakatlar, depresyonlular... Üzerine bulduğu tüm pozisyonlara rağmen Gençlerbirliği, Niang ile ilk golü buluyor (22). Senaryonun 'bu kadar da olmaz' anı ise Lemina ve Singo'nun sakatlanıp çıkması. Volkan Demirel'in hızlı ve hırslı takımı; bir go

Ders!

İki Galatasaray var, Kocelispor deplasmanında. İlk yarıda "Ne de olsa sınıf birincisiyim. alışmadan geçerim" rahatlığıyla çıkıyor sahaya. abalamıyor, konsantre olmuyor... Belki 4-4-2'ye dönen (ama sahaya öyle yansımayan) taktiğin etkisi var. Ama çokça "çalışkanın" seyircisi ve teknik ekibiyle Kocaelispor olmasından kaynaklanıyor bu durum. Kocaeli,

Arı kovanı!

Tıpkı, arılar gibi, iki takım da vızır vızır... Her iki taraf da hızlı olmaya, rakibinin oyununu bozmaya, sahaya hâkim olmaya çalışıyor. Hem ikisi de başarıyor hem ikisi de başaramıyor! Fatih Tekke, takımına iyi çalıştırdığı taktikle Galatasaray'ın oyun akışını orta sahada tıkıyor, top geçirtmiyor, pas hatasına zorluyor. G.Saray'da Okan Buruk'un pr

Yolunda...

Göztepe'nin golü; Galatasaray, madden sahada olsa da kafaca henüz maça başlamadığı bir anda; Göztepe'nin alameti farikası olan kaptı-kaçtı taktiğiyle geliyor (6-Efkan). Yorgun Galatasaray, önce vasat bir oyun sergilerken pozisyon yaratma işini tek kişiye; maçın en hırslısı Osimhen'e bırakıyor. O üzerine düşeni 19'da yerine getirip golü atıyor ama m

Osi-man

Galatasaray maça, yelkeni rüzgâr dolan bir cruiser gibi başlıyor, ilk on dakika böyle devam ediyor. Bu süreye, rakibini şaşırtan bir baskı, pozisyonlar ve bir de Osimhen imzalı gol sığdırıyor. Bodo, rakip yarı sahaya ancak 10. dakikada geliyor ama gelir gelmez ciddi bir gol tehlikesi yaratıyor. Böylece anlıyoruz ki, fizikli, dirençli ve disiplinli