Çorum Bask'ı sallıyor

Ebru Erke
Bugün
2

Çorum, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında girmek için çalışıyor. Bunun için de yalnızca dosya hazırlamakla yetinmeyip mutfağını dünyanın önemli gastronomi buluşmalarından San Sebastian Gastronomika'ya taşıdı. İçinde bulunduğumuz bu hafta dünya basınından ünlü İspanyol şeflere herkes İskilip dolmasını, has baklavayı konuşuyor olacak.

Bir şehri dünyaya tanıtmanın en güçlü yollarından biri artık mutfağından geçiyor. Ama iyi bir mutfağa sahip olmak tek başına yetmiyor. Onu anlatmak, doğru yerde göstermek, uluslararası çalışmak gerekiyor. Yani biraz açık konuşalım:Gastronomide de lobi gerekiyor.

Çorum tam da bunu yapmaya çalışıyor. Yaratıcı Şehirler Ağı, kültür ve yaratıcılığı şehirlerin sürdürülebilir gelişiminin bir parçası olarak görüyor; uluslararası işbirliği, eğitim, yerel üretim, ekonomik ve sosyal gelişim gibi başlıkları da önemsiyor. Başvuran şehirlerden orta ve uzun vadede bu üyeliğin şehri nasıl dönüştüreceğini ortaya koymaları bekleniyor.

İşte bu nedenle Çorum'un yaptığı en akıllıca işlerden biri vizyonuyla şehre katkı veren gastronomi araştırmacısı ve yazarAdnan Şahin'in öncülüğünde mutfağını San Sebastian Gastronomika'ya götürmek oldu. Bu yola baş koyan Çorum Belediye Başkaı Doç. Dr. Halil İbrahim Aşkın'ı da ayrıca tebrik etmek gerek.

Haberin Devamı

Gastronomika gastronomi dünyasının önemli buluşma noktalarından. Çorum burada yalnız bir stant açmadı; uluslararası şeflere, gastronomi profesyonellerine ve basına kendisini anlatıyor. Gastronomika'nın resmi programında da"Gastronomic Heritage of Anatolia: Çorum"başlıklı özel bir buluşmayla yer alıyor. İskilip dolması başta olmak üzere şehrin ürünleri, teknikleri, kuşaktan kuşağa aktarılan yemek kültürü ve Hitit mirası konuşuluyor.

Aslında mesele çok basit. Dünyada müthiş yemekleri olup kimsenin bilmediği yüzlerce şehir var. Bir mutfağın uluslararası gastronomi haritasına girmesi için artık yalnızca iyi olması yetmiyor;görünür olması da gerekiyor.

DÜDÜKLÜ TENCERENİN ATASI
Çorum mutfağını biraz kurcalayınca insan ister istemez aynı soruyu soruyor:Biz bu mutfağı neden bilmiyoruz

Çorum denildiğinde hâlâ çoğumuzun aklına önce leblebi geliyor. Oysa Adnan Şahin'e göre şehrin esas gücü, çok farklıpişirme ve saklama tekniklerini çok özel tarım ürünleriyle aynı coğrafyada buluşturabilmesinde.Üstelik bunların önemli bir bölümü hâlâ gündelik hayatın ve toplumsal ritüellerin içinde yaşayan yemekler.

Haberin Devamı

En çarpıcı örnek elbetteİskilip dolması. Pilavın hazırlanması ve pişirilmesi 14–18 saate uzanabiliyor. Etin bulunduğu kazanın içine yerleştirilen pirinç ayrı bir torbada, kazanın ağzı hamurla mühürlenerek saatler boyunca pişiyor. İşin şaşırtıcı tarafı, bu kadar uzun sürenin sonunda pirincin lapa olmaması; tane tane kalması. Şahin tekniği "düdüklü tencerenin atası"na benzetiyor, hatta İskilip dolmasının "dünyanın en uzun pişen pilavı" unvanını iddia edebileceğini söylüyor.

İskilip dolması yalnız da değil.Irgat böreğihazırlanış tekniğiyle;Çorum tandır kebabıfarklı fırın ve pişirme yöntemiyle;Has ya da Beyaz baklavaise klasik baklava anlayışından ayrılan, dört-altı saate uzayan düşük ısıdaki pişirmesiyle dikkat çekiyor.

Haberin Devamı

Ama bir mutfağı yalnız yemekleri üzerinden okumak da eksik. Çorum'un arkasında güçlü bir ürün coğrafyası var:Osmancık Akçeltik pirinci, Alaca mor soğanı, Kışlacık pırasası, Oğuzlar
cevizi, Kargı tulumu...San Sebastian'a götürülen menü de özellikle bu ilişkiyi gösterecek şekilde hazırlanmış.