Biz ne ara bu kadar suşiye düştük

Ebru Erke
Bugün
10

Restoran menülerinde 'sushi' başlığı ne zaman pizza ve burger gibi bir bölüme dönüştü Ne zaman alışveriş sepetimize California roll eklemek bu kadar doğal gelmeye başladı Suşi artık bizde de gündelik tüketim alışkanlıklarının bir parçası ve bu, yeni kuşağın dünyayla kurduğu ilişkinin de bir göstergesi...

Yaklaşık dört yıl önce Çanakkale'de bir tadıma davet edilmiştim. Japon deniz ürünleri uzmanı Musashi Seto ile Dardanel'in kurucusu Niyazi Önen, yeni fabrikalarının ilk hazır paket suşilerini tattırıyordu. O gün önümdeki kutulara bakıp kendi kendime "Ah yazık... Ne büyük yatırım yapmışlar. Türkiye'de hazır suşi bu kadar satar mı" diye düşündüğümü hatırlıyorum. O gün gördüğüm tablo bana biraz fazla cesur bir girişim gibi
gelmişti.

Aradan yıllar geçti. Geçen aylarda Niyazi Bey'le yeniden sohbet ederken bana açtıkları yeni tesislerinde suşi fabrikalarını büyütüp hacmi artırdıklarını anlattı. Kendisine direkt şunu söyledim: "Öngörünüz karşısında saygıyla eğiliyorum." Bazen bir sektörün dönüşümünü rakamlardan önce girişimciler okuyabiliyor. Meğer ben o gün Türkiye'nin damak tadında yaşanacak değişimi görememişim.

Haberin Devamı

Verilere göre tablo ilginç

Bugün dönüp baktığımda aklımdaki soru hazır suşinin başarısı değil. Asıl soru şu: Biz ne ara bu kadar suşiye düştük Restoran menülerinde 'sushi' başlığı ne zaman pizza ve burger gibi bir bölüme dönüştü Ne zaman alışveriş sepetimize California roll (Japon mutfağından ilham alarak ABD'de geliştirilmiş popüler bir suşi çeşidi) eklemek bu kadar doğal gelmeye başladı

Pazarın yüzde 90'ına sahip Sushida'nın açıkladığı son verilere göre suşi tüketiminde İstanbul ilk sıradayken Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Trabzon ve Konya da güçlü bir tüketim profili sergiliyor. İlçelere bakınca tablo daha da ilginç hâle geliyor. Kadıköy ve Beşiktaş gibi yıllardır dünya mutfaklarının güçlü olduğu semtlerin yanında Esenyurt, Pendik, Buca ve Nilüfer gibi farklı sosyoekonomik profillere sahip bölgeler de üst sıralarda yer alıyor. Bu bana tek bir şey söylüyor: Suşi artık belirli bir yaşam tarzının sembolü değil. Türkiye'nin gündelik tüketim alışkanlıklarının bir parçası haline geliyor.

Özellikle Anadolu'da üniversitelerin çevresindeki marketlerde ve benzin istasyonlarında hazır suşi satışlarının oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Bu yalnızca yeni bir ürünün başarısı değil; yeni kuşağın dünyayla kurduğu ilişkinin de bir göstergesi. Bunun en güzel örneklerinden biri de son dönemde market raflarında daha sık görmeye başladığımız onigiri. Kore ve Japonya'da tren istasyonlarından marketlere kadar hayatın her köşesinde satılan, pirinçten hazırlanan ve farklı iç harçlarla zenginleştirilen bu üçgen pirinç topları, son yılların en hızlı yükselen tatlarından. Türkiye'de de özellikle Z Kuşağı'nın ilgisini çekmesiyse 'K-Culture'a yani Kore kültürüne duyulan ilgi.

Haberin Devamı

Bu değişimin arkasındaki en büyük pay sosyal medyanın. Özellikle TikTok'un. Bugün milyonlarca genç yeni bir yemeği önce restoranlarda değil, telefon ekranında görüyor. Bir içerik üreticisinin Seul'de, Tokyo'da ya da New York'ta çektiği suşi videosu birkaç saat içinde Türkiye'deki milyonlarca gencin karşısına çıkıyor. Ertesi gün aynı genç markete girdiğinde raftaki suşiyi denemek istiyor. Üstelik satın aldığı şey birkaç parça suşi de değil. Son dönemde satışa çıkan uzun kutulu yeni nesil paketlerin içine yemek çubuğu, soya sosu ve wasabi de ekleniyor. Kutuyu açtığınızda bir çeşit Japon yemeği deneyimi başlıyor. Z Kuşağı için bu yalnızca hızlı bir öğün değil; aynı zamanda fotoğrafı çekilecek ve sosyal medyada paylaşılacak küçük bir ritüel.