Zayıflama iğnesinin öteki yüzü

Tıp tarihinin en büyük devrimlerinden birine, vücudun kendi ayarlarıyla oynayarak kronik hastalıkları alt etmeye başladığı bir çağa şahitlik ediyoruz.

Ancak her büyük değişim gibi, bu yolculuk da beklenmedik duraklar getiriyor. Bugün en çok duyduğumuz terimlerden biri: "Ozempic Face". Nedir bu Kısaca, yeni nesil obezite iğneleri GLP-1'leri kullanan bireylerde belli bir süre sonra yüzde görülen çökme ve sarkmaya verilen isim. Terimi ilk kez New York'lu dermatolog Dr. Paul Jarrod Frank, kliniğinde aynı izi taşıyan hastalarını tarif etmek için kullanmış.

BASİT BİR YAN ETKİ Mİ

Hızlı kilo veren biri için yüzün çökmesi yeni bir gözlem değil; klasik diyetlerle de görülür. Ama GLP-1'lerle ortaya çıkan tablo bir tık farklı. Bilim dünyası uzun süre bunu "kilo kaybının bir yan ürünü" saydı; son çalışmalar ise farklı, doğrudan mekanizmaların da devrede olabileceğine dair ciddi soru işaretleri oluşturdu.

Haberin Devamı

YÜZDEKİ YAĞDAHA HIZLI ERİYOR

3 boyutlu görüntüleme kullanılan bir çalışma şunu net bir şekilde gösterdi: Haftalık semaglutid kullananlarda toplam vücut yağı yaklaşık yüzde 9.2 azalırken, şakak yağ yastıkçıklarında yüzde 41.8, yanak yağ yastıkçıklarında ise yüzde 69.9 oranında erime kaydedildi. Yüzdeki yağ kaybı, vücudun geri kalanına göre 4-7 kat daha hızlı. Bu oransızlık "sadece kilo verdiği için yüzü çöktü" açıklamasıyla örtüşmüyor; ilaçların yüzdeki yağ depolarını seçerek hedef alabileceğini düşündürüyor.

CİLDİN ONARIM EKİBİDEVRE DIŞI KALIYOR

Mesele sadece hacim kaybı olsaydı, işi dolgu maddeleriyle kolayca çözerdik. Ama bir başka teori, dermal tabakadaki etkinin yağ erimesinin ötesinde olabileceğini iddia ediyor. Cildimizin altında, ona gençliğini veren bir "onarım ekibi" var: Yağ dokusundan türeyen kök hücreler ve kolajen fabrikası fibroblastlar. İlginç olan, bu hücrelerin üzerinde de GLP-1'in kapı çaldığı reseptörler bulunması. Kapı çalınınca iki sorun birden başlıyor: Hücrenin enerjisi kesiliyor (glikoz alımı azalıp tıpkı şarjı biten telefon gibi hücre işlevini yitiriyor) ve koruma kalkanı düşüyor (serbest radikaller birikip kolajen liflerine zarar veriyor). Sonuç, sadece içi boşalmış bir yüz değil; kolajen üretimi sekteye uğramış, sıkılığını kimyasal düzeyde de kaybetmiş bir cilt.

Haberin Devamı

'ANTİ-AGING' KAHRAMANI

Tabloyu burada kesip ilacı topyekün "cilt düşmanı" ilan etmek haksızlık olur. Aynı GLP-1'ler, anti-inflamatuar etkileriyle yara iyileşmesini hızlandırıyor; sedef gibi kronik cilt hastalıklarında da fayda sağlıyor. Diyabet hastalarında yapılan bir çalışma, GLP-1 kullananlarda hem sedefin hem hidradenitis suppurativa deri hastalıklarının görülme sıklığının azaldığını gösterdi. Bir başka etki "ileri glikasyon son ürünleri" üzerinden işliyor; bunu, kandaki şekerin proteinlerimize yapışıp onları fazla kızarmış ekmek gibi sertleştirmesi olarak düşünebilirsiniz. GLP-1'ler bu birikimi azaltarak dokularımızı bu "sertleşmeden" koruyabiliyor. Yani ilaç, vücudun geri kalanında yaşlanmayı geciktiren sessiz bir bakım hizmeti veriyor. Asıl soru, bu bakımın neden yüze aynı şekilde uğramadığı.

Haberin Devamı