Son zamanlarda sosyal medyada, haber sitelerinde, televizyon ekranlarında aynı soru dönüp duruyor: "Yeni bir pandemi mi geliyor"
COVID-19 pandemisinin bıraktığı izler hâlâ çok tazeyken, insanlar artık yeni bir virüs haberi duyduklarında kapanmaları, maskeleri, yoğun bakımları ve belirsizliği hatırlıyor. Bu yüzden "hantavirüs" kelimesini duyar duymaz oluşan endişe aslında oldukça anlaşılır. Gelin, bu hantavirüs hakkında neler bildiğimizi, neler bilemediğimizi beraber inceleyelim. Şu ana kadar ortaya çıkan veriler ışığında, gerçek tehdit ne kadar büyük Panik yapmamız gerekiyor mu, yoksa sadece bilinçli olmamız yeterli mi
HANTAVİRÜS NEDİR
Aslında hantavirüs tıp dünyası için yeni bir kavram değil. Uzun yıllardır bilinen, çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan bir virüs ailesinden söz ediyoruz. Virüs; fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle kirlenmiş ortamlardan insanlara geçebiliyor. Özellikle kapalı, tozlu ve kötü havalandırılmış alanlar risk oluşturuyor.
Normal şartlarda bu virüs insandan insana bulaşmaz. Ancak son haftalarda dikkatleri üzerine çeken gelişme, Arjantin çıkışlı bir yolcu gemisinde görülen "Andes" varyantı oldu. Çünkü bu varyant, diğer hantavirüs türlerinden farklı olarak sınırlı da olsa insandan insana bulaşabilme potansiyeline sahip.
Her şey Arjantin'den yola çıkan ve yaklaşık 150 yolcunun bulunduğu yolcu gemisinde başladı. İlk olarak 70 yaşındaki Hollandalı bir yolcunun hayatını kaybettiği bildirildi. Ardından bağlantılı vakalar ortaya çıkmaya başladı. Güncel verilere göre doğrulanmış vaka sayısı 9. Uzmanların değerlendirmesine göre ilk enfeksiyonun, gemiye binmeden önce Arjantin'de kemirgenlerin bulunabileceği bir bölgede gerçekleşmiş olabileceği düşünülüyor. İlk vakaların kuş gözlemciliği sırasında virüse maruz kalmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
VİRÜS VÜCUDA GİRDİKTEN SONRA NE OLUYOR
İlk belirtiler çoğu zaman oldukça sıradan başlıyor: Ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları... Bazı hastalarda öksürük, bulantı, kusma, ishal ve nefes darlığı da tabloya eşlik edebiliyor. Hatta birçok kişi başlangıçta bunu basit bir grip enfeksiyonu sanabiliyor. Virüsün kuluçka süresi birkaç günden haftalara kadar uzayabildiği için tablo ilk günlerde çok dikkat çekmeyebiliyor. Ancak bazı hastalarda süreç aniden ağırlaşabiliyor.
Özellikle Andes varyantı, "Yeni Dünya hantavirüsleri" olarak bilinen grupta yer alıyor ve ağır kardiyopulmoner tabloyla ilişkilendiriliyor. Hastalarda nefes darlığı hızla ilerleyebiliyor, tansiyon düşebiliyor ve yoğun bakım ihtiyacı gelişebiliyor. Bazı serilerde ölüm oranlarının yüzde 40-45 seviyelerine kadar ulaşabilmesi, virüsün neden ciddiye alınması gerektiğini açıkça gösteriyor.
Fakat burada çok önemli bir ayrımı yapmak önemli: Hantavirüs ile COVID-19 aynı kefede değil.
COVID-19'un küresel bir pandemiye dönüşmesindeki en büyük nedenlerden biri, virüsün insanlar arasında son derece kolay yayılmasıydı. Hantavirüste ise tablo oldukça farklı görünüyor. Mevcut veriler, Andes varyantının bulaşması için genellikle uzun süreli ve yakın temas gerektiğini gösteriyor. Yani markette birkaç saniyelik karşılaşmalarla kolay yayılan bir virüs varyantından söz etmiyoruz.
Haberin DevamıHarvard'dan epidemiyolog William Hanage bu konuda şu örneğe dikkat çekiyor: Gemide enfekte olan sağlık çalışanının, ağır hasta bir kişiyle uzun süre kapalı ortamda yakın temas kurduğu belirtiliyor. Bu durum, özellikle sağlık çalışanlarının koruyucu ekipman kullanımının neden kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü de mevcut tabloyu değerlendirirken önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Şu an için ortada COVID-19 benzeri bir yayılım modeli yok.

10