GEÇTİĞİMİZ günlerde ABD, yeni bir Beslenme Rehberi yayımladı ve neredeyse 40 yıldır var olan beslenme piramidini tersine çevirdi.
ABD Sağlık ve Tarım Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı 2025-2030 Beslenme Rehberi, yalnızca "ne yiyelim" sorusuna yanıt aramıyor; beslenmenin sağlığımızı nasıl şekillendirdiğini yeniden tanımlıyor.
Aslında bu bakış açısı yeni değil. Bugün "Food is Medicine", yani "Yedikleriniz ilacınızdır" diye özetlenen yaklaşımı, İbni Sînâ binlerce yıl önce tıp pratiğinin merkezine yerleştirmişti. Yeni Beslenme Rehberi'nin altını çizdiği mesaj da özünde aynı noktaya işaret ediyor: Sağlık, yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra verilen ilaçlarla değil; çok daha erken aşamada, doğru beslenme ile korunur. Bugün trend haline gelen bu kavramlar, modern bilimin İbni Sînâ'nın yüzyıllar önce kurduğu bu kadim çerçeveye yeniden dönmesi.
Beslenmenin bu kadar güçlü bir belirleyici olmasının nedeni açık. Yediklerimiz yalnızca kilomuzu etkilemez; hücrelerimizin nasıl çalıştığını, hormonlarımızın nasıl yanıt verdiğini, vücudun iç dengesini ve iltihap yükünü doğrudan şekillendirir. Buna rağmen beslenme, modern tıpta uzun süre hafife alınmıştır.
Haberin DevamıDİYABET VE OBEZİTE PATLADI
Oysa bugün karşımızdaki tablo bunu artık görmezden gelemeyeceğimizi gösteriyor. Kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanserler ve obezite giderek normalleşen bir sağlık yükü hâline gelmiş durumda. Bu tablonun merkezinde ise beslenme düzeni, sandığımızdan çok daha belirleyici bir rol oynuyor.
ABD verileri bu gerçeği destekliyor. Sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 90'ı kronik hastalıkların tedavisine gidiyor. Yetişkin nüfusun neredeyse yüzde 75'i fazla kilolu. Ergenlerin neredeyse 3'te 1'i prediyabet düzeyinde metabolik risk taşıyor. Türkiye'ye baktığımızda ise tablo farklı değil. Ülkemizde fazla kilo ve obezite oranları artıyor; tip 2 diyabet ve hipertansiyon giderek daha genç yaşlarda karşımıza çıkıyor.
Bu noktaya nasıl geldik Beslenme piramitlerinin tarihine bakmadan bugünü anlamak zor. 1940'lı yıllarda Amerika'da mısır üretimi ciddi bir fazlalık vermeye başlamıştı. Kilometrelerce ekili alan, depolarda biriken ürünler ve son derece güçlü bir tarım lobisi vardı. Bu dönemde yağ karşıtı söylemler hızla yükseldi. Yağlar hedef tahtasına oturtulurken, karbonhidratlar ve özellikle mısır türevleri daha "güvenli" ve "sağlıklı" seçenekler olarak sunuldu. Bu yaklaşım yalnızca Amerika'da kalmadı; sanki tüm dünya için geçerli bilimsel bir gerçekmiş gibi ihraç edildi. Sonuç ise sınırsız artan basit şeker ve ultra işlenmiş karbonhidrat tüketiminden küresel ölçekte bir diyabet ve obezite patlaması oldu.
Haberin DevamıNETMESAJLAR
-Ultra işlenmiş gıdalardan ve rafine şekerden uzak durun.
- Sağlıklı yağların (zeytin, avokado, ceviz vb) tüketimini artırın.
- Protein alımını artırın.
- Sebze, meyve ve lif alımını günlük ve düzenli hâle getirin.
GRİ ALANLAR
- Kırmızı et ve hayvansal protein miktarı, beslenme piramitlerinden bağımsız olarak kişinin yaşı, metabolik durumu ve kalp-damar hastalığı riski dikkate alınarak belirlenmelidir.
- Protein; et, balık ve yumurta gibi yüksek kaliteli doğal kaynaklardan alınmalı, ancak bu her gün yarım kilo kırmızı et tüketin demek de değildir. Balık, tavuk ve kırmızı et arasında bir denge kurulmalıdır.
BESLENMEPİRAMİDİNDE NE DEĞİŞTİ
Haberin DevamıPiramit tersine çevrildi, eski piramidin altında yer alan protein ve sağlıklı yağ, yeşillik ve tam gıdalar ile beraber en geniş alanla en üste çıkarıldı. En üst kısımdaki karbonhidratlar en alta indirildi ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme anlayışından uzaklaşıldı.
DOYMUŞ YAĞ ÇELİŞKİSİ
Yeni rehberin en çok dikkat çeken unsurlarından biri, ters çevrilmiş besin piramidi. Hayvansal proteinler ve tam yağlı ürünler piramidin üst sıralarına taşınmış durumda. Bu, yıllardır süregelen yağdan korkulması mesajıyla şekillenen algı için ciddi bir kırılma. Ancak burada da önemli bir noktaya değinmek gerek. Rehber, doymuş yağlar konusunda hâlâ uyarıcı. Günlük enerjinin yüzde 10'undan fazlasının doymuş yağdan gelmemesi önerisi aynen korunuyor.
Haberin DevamıGünlük hayattaki besin tüketimini düşündüğümüzde bu sınıra uymak o kadar basit değil.

10