Yazı, HPV aşısının kanserle mücadelede kanıtlanmış etkinliğini anlatarak, sosyal medya ve medyada yayılan yanılgılı bilgilerin bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini savunuyor. Aşının kısırlık yapması, çok yeni olması gibi iddiaları bilimsel verilerle çürütüyor ve erkeklerin de korunması gerektiğini vurgulayarak, eksik bilginin hayat kaybına neden olabileceğini gösteriyor—ancak halkın bu bilimsel veriye neden inanmadığını sorgulamıyor?
Geçen hafta kanser aşılarına genel bir giriş yapmış, özellikle de koruyucu aşıların kansere yol açabilen enfeksiyonları nasıl engellediğinden bahsetmiştik. Bu hafta ise o koruyucu aşıların belki de en çok merak edilenine, HPV yani rahim ağzı kanseri aşısına yakından bakıyoruz.
BUGÜN rahim ağzı kanseri aşısı (HPV), bilimsel toplantılardan çok gündüz programlarında, komşu sohbetlerinde, sosyal medyada karşımıza çıkıyor. "Aman yaptırmayın, kısırlık yapıyormuş", "Ben bir videoda izledim, çok yeniymiş", "Çocuk daha küçük, ne gerek var" gibi cümleler neredeyse ezbere söyleniyor. Oysa burada konuştuğumuz şey sıradan bir aşı değil; kanserle mücadelede etkinliği yıllardır net şekilde ortaya konmuş güçlü bir koruyucu müdahale. Buna rağmen eksik ya da kaynağı belirsiz bilgilerin bu kadar hızlı yayılması artık yalnızca bir bilgi kirliliği değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Üstelik konu sadece HPV aşısıyla sınırlı da değil. Sağlıkla ilgili bilgiler birkaç dakikalık televizyon kesitlerine ya da 60 saniyelik sosyal medya videolarına sığdırılmaya çalışıldıkça, gerçekler ya eksiliyor ya da tamamen yer değiştiriyor. Tam da bu nedenle, her hafta bu köşe yazılarında sizlerle birlikte yapmaya çalıştığımız şey: Duyduklarımızı değil, doğruluğu kanıtlanmış bilgileri konuşmak; o bilgileri alıp tartmak, ölçmek ve güvenilir kaynaklara dayanarak yerine oturtmak.
Haberin Devamı
HPV AŞISI NEDİR
Aslında HPV aşısı, adından da anlaşılacağı üzere doğrudan bir kanser aşısı değildir. Temel olarak "siğil yapan virüs" olarak bildiğimiz Human Papilloma Virüs'e (HPV) karşı geliştirilmiştir. Ancak onu bu kadar önemli kılan detay, sadece enfeksiyonu önlemesi değil; bu enfeksiyonun yıllar içinde kansere dönüşebilecek sürecini daha en başından durdurabilmesidir.
HPV, düşündüğümüzden çok daha yaygın bir virüs. Deri ve mukozal temasla bulaşabilen bu etken, çoğu zaman vücut tarafından biz fark etmeden temizlenir. Fakat bazı yüksek riskli tipleri vücutta kalıcı hale geldiğinde, hücrelerde zamanla değişikliklere yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlar.
Rahim ağzı kanseri bu sürecin en bilinen sonucudur. Ancak tablo yalnızca bununla sınırlı değildir. HPV; gırtlak, anüs, penis ve bazı baş-boyun kanserlerinin de önemli bir nedenidir. Ayrıca genital siğiller gibi yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen hastalıklara da yol açabilir.
Haberin DevamıDolayısıyla HPV aşısını yalnızca "bir virüs aşısı" olarak görmek, onun kanseri önlemedeki rolünü göz ardı etmek anlamına gelir.
KANSER RİSKİNİ DÜŞÜRÜYOR
Peki, bu aşı neden bu kadar sık gündeme geliyor ve neden ısrarla öneriliyor Dünya genelinde tam 132 milyon kişiyi kapsayan çalışma sonucları bize şu mesajı veriyor: HPV aşısı güvenlidir ve kanser riskini dramatik bir şekilde düşürür.
Peki, bu "dramatik" kelimesinin altı ne kadar dolu Şöyle anlatayım: Eğer bu aşıyı 16 yaşından önce yaptırırsanız, rahim ağzı kanserine yakalanma riskinizi yüzde 80'den fazla azaltıyorsunuz. Aynı çalışmadan bir çarpıcı veri de şu; 12-13 yaşlarında, yani virüsle henüz hiç el sıkışmadan bu korumaya alınan çocukların uzun süreli takibinde neredeyse hiç kanser vakasına rastlanmadı.
Haberin Devamıİşte bu yüzden, virüs daha kapıyı çalmadan, bağışıklık sistemi en güçlü olduğu o "altın yaşlar"da bu hamleyi yapmak, geleceği daha başlamadan garanti altına almak anlamına geliyor.
KISIRLIĞANEDEN OLUR MU
Poliklinikte en çok karşılaştığımız ve aileleri endişelendiren o soruya gelelim: "Hocam, bu aşı ileride çocuk sahibi olmasına engel olur mu" Hemen netleştirelim: Aşının kısırlıkla ilişkisini gösteren hiçbir bilimsel veri yoktur. Aksine, doğurganlığı koruduğunu söylemek daha doğru olur. Çünkü aşılanmama durumunda yüksek riskli virüs vücutta kalırsa, rahim ağzında kanser öncesi değişimler başlar. İşte o zaman cerrahlar müdahale etmek, rahim ağzından parça almak zorunda kalır ki asıl bu müdahaleler ileride gebelik sürecini riske atabilir.

3