Kilo yönetiminde toplumun bildiği iki seçenek vardır: Diyet ya da ameliyat. Oysa bu ikisinin arasında, son on yılda dünyada hızla yaygınlaşan, kesisiz ve geri dönüşümlü bir üçüncü yol mevcut. İleri endoskopik girişimlerle mide hacmini küçültmek veya besinlerin emilim yolunu değiştirmek artık mümkün.
OBEZİTE tedavisinde klasik yaklaşım hepimizin bildiği formüldür: Diyet yap, egzersiz yap, olmadıysa ameliyat ol. Oysa hep yazdığım gibi obezite bir irade eksikliği değil, bir hastalıktır. Ve bu iki kutup arasında kalan milyonlarca hasta için uzun yıllar gerçek anlamda bir çözüm sunulamadı. Artık ilaçla tedavi büyük bir fayda sağladı ancak yan etkileri nedeniyle ya da uzun süreli maliyeti sebebiyle ilaca ulaşamayan veya ilacın etkisi sınırlı kalan olgularda, ameliyata gerek kalmadan uygulanabilecek daha düşük riskli ve minimal invaziv bir yaklaşım daha var.
İşte bariatrik endoskopi, tam da bu boşluğu doldurmak için geliştirilmiş bir alan. Ameliyathaneye değil, endoskopi ünitesine gidiyorsunuz. Genel anestezi yerine sedasyon altında, kesi olmadan, ağız yoluyla yapılan işlemlerle mide hacmi küçültülüyor ya da tokluk süresi uzatılıyor. Hastalar çoğunlukla aynı gün evine dönebiliyor.
Haberin DevamıBu teknik, Harvard Tıp Fakültesi Kilo Yönetimi Merkezi'nde, 2012 yılında birlikte çalıştığımız Dr. Chris Thompson öncülüğünde geliştirildi. Bu alanı Türkiye'de en yakından bilen isimlerden biri Doç. Dr. Cem Şimşek. TUS birincisi olarak başladığı tıp kariyerinde Hacettepe Üniversitesi'nde İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanlıklarını tamamladı. Ardından Dr. Chris Thompson tarafından 16 ay süren ileri endoskopi ve bariatrik endoskopi diploma programını tamamlayarak bu alanda Harvard'ın yetkilendirdiği ilk ve tek yabancı uyruklu hekim oldu. Bugün Hacettepe Üniversitesi Endoskopi Ünitesi'ni yöneten Şimşek, Türkiye'de kamu hastanelerinde ilk endoskopik tüp mide işlemini de gerçekleştiren isim.
Doç. Dr. Cem Şimşek
Haberin DevamıAKORDEON GİBİ KATLANIP KÜÇÜLÜYOR
Bu alandaki en güçlü ve kanıt düzeyi en yüksek işlem Endoskopik Sleeve Gastroplasti, yani ESG. Dünyada bugüne kadar 40 binden fazla hastaya uygulanmış olan bu yöntemde, ağız yoluyla mideye giren özel bir dikiş cihazıyla midenin iç duvarına dikişler atılıyor. Mide kendi içinde akordeon gibi katlanarak dikişleniyor ve boyutu yaklaşık dörtte birine indiriliyor. Hastanın dışarıdan hiçbir kesi izi olmaz; dışarıdan bakıldığında bir operasyon geçirildiği dahi belli olmaz.
Uluslararası çalışmalar, ESG sonrasında hastaların toplam vücut ağırlıklarının yüzde 15–20'sini kaybettiğini ve bu etkinin beş yıla kadar sürdürülebildiğini göstermektedir. Bu oran, diyetle elde edilen sonuçların çok üzerinde; cerrahi sleeve gastrektominin ise yaklaşık üçte ikisi kadardır. Ancak komplikasyon oranı yüzde 1'in altında kalarak cerrahiye kıyasla çok daha düşüktür.
Haberin DevamıDoç. Dr. Cem Şimşek: "İşlem yaklaşık 60-90 dakika sürüyor. Endoskopinin ucundaki özel geliştirilmiş dikiş cihazıyla mide kendi içinde katlanarak dikiliyor. Hastalar hem daha erken doyuyor hem de daha uzun süre tok kalıyor. Özellikle vücut kitle indeksi 30 ile 40 arasında olan, eşlik eden metabolik hastalıkları bulunan hasta grubunda son derece etkili bir seçenek."
NE NEŞTER VAR NE İZ
Cerrahi müdahalelerde midenin bir bölümü kalıcı olarak çıkarılır; geri dönüş yoktur. Endoskopik tüp midede ise durum farklı. Dikişler istenirse kesilip mide eski hâline döndürülebilir. Bu geri dönüşümlülük, ameliyattan çekinen hastalar için büyük bir güven kaynağı oluşturuyor. Hasta, bir nedenden ötürü midesinin eski hâline döndürülmesini istediğinde, aynı yöntemle endoskopiyle girilerek dikişler kesilir ve mide kısa sürede orijinal hâline getirilebilir. Bu da önemli bir avantaj sağlar.
Haberin DevamıKİME NE ZAMAN UYGULANIR
Bariatrik endoskopinin en önemli avantajlarından biri, tedaviyi kişiye göre uyarlayabilme esnekliğidir. Her hasta için tek bir reçete yoktur. Bir hasta için ESG en doğru seçenekken, bir diğeri için balon ile başlayıp ardından medikal tedaviyle devam etmek daha uygun olabilir. Bazı hastalar ise GLP-1 reseptör agonistleri gibi ilaç tedavisiyle endoskopik girişimi birlikte kullanarak en iyi sonucu alabilir.
Bu noktada multidisipliner yaklaşım kritik önem taşır. Gastroenterolog, endokrinolog, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşan bir ekip; hastanın metabolik profilini, yaşam tarzını, psikolojik hazırlığını ve beklentilerini birlikte değerlendirmelidir. Bariatrik endoskopi bir düğmeye basmak değil, bir sürecin parçasıdır.

3