İki gün önce Güney Amerika ülkesi Venezuela, yalnızca 39 saniye arayla meydana gelen 7.5 ve 7.2 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. Başkent Caracas başta olmak üzere birçok şehirde ciddi yıkım yaşandığı, çok sayıda binanın çöktüğü ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildiriliyor. Olağanüstü hal ilan edilen ülkede ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor. Bu deprem bizim de hafızamızı tazeledi. Ancak Venezuela'da yaşananlar Türkiye açısından yalnızca uluslararası bir haber değil, aynı zamanda olası Büyük Marmara Depremi için önemli bir uyarı olmalıdır.
KAHRAMANMARAŞ'IN ACI BİLANÇOSU
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7.8 ve 7.7 büyüklüğündeki depremler Cumhuriyet tarihimizin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Resmî verilere göre 53 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti, 107 binden fazla kişi yaralandı. Yaklaşık 14 milyon insan doğrudan etkilendi. On binlerce bina yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Ekonomik bilanço da son derece ağırdı. Yapılan hesaplamalara göre doğrudan ve dolaylı maliyetin 100 milyar doların üzerinde olduğu değerlendiriliyor. Ancak burada dikkat çekici bir gerçek bulunuyor. Bu büyük felaket, Türkiye'nin ekonomik kalbinin attığı Marmara Bölgesi'nde yaşansaydı durum ne olurdu
MARMARA DEPREMİ NEDEN DAHA KRİTİK
Bilim insanlarının uzun yıllardır dikkat çektiği Marmara Depremi riski yalnızca bir deprem riski değildir. Aynı zamanda ekonomik, sosyal ve ulusal güvenlik boyutu olan stratejik bir risktir. Olası 7 ve üzeri büyüklükteki bir depremden ilk etapta İstanbul, Kocaeli, Bursa, Yalova ve Tekirdağ'ın doğrudan etkilenmesi beklenmektedir. Bu etkinin iki temel nedeni bulunmaktadır. Birincisi şiddetli yer sarsıntısı, ikincisi ise Marmara Denizi içerisinde meydana gelebilecek olası tsunami dalgalarıdır. Böyle bir durumda hem Kuzey Marmara hem de Güney Marmara kıyılarında önemli hasarlar oluşabilir. Hem yer sarsıntılarının hem de tsunaminin aynı anda oluşmasına bağlı olarak çarpan etkisiyle ortaya çıkabilecek vahim durum, bu bölgedeki olası depremin kritikliğini daha da artırmaktadır.
DEPREM NEDENİYLE OLUŞABİLECEK KAOSA HAZIRLIK
Marmara Bölgesi'nde Türkiye nüfusunun yaklaşık dörtte biri yaşamaktadır. Ülke sanayiinin yaklaşık yarısı bu bölgede bulunmaktadır. Finans sisteminin merkezi, dış ticaretin önemli bölümü, limanlar, lojistik merkezler ve kritik üretim tesisleri burada yer almaktadır. Bu nedenle Marmara'da yaşanacak büyük bir deprem yalnızca bölgesel değil, ulusal, hatta küresel ölçekte sonuçlar doğuracaktır.
Büyük Marmara Depremi'nin ilk anlarından itibaren iletişim sistemlerinin çalışmadığını, cep telefonu şebekelerinin çöktüğünü, internet altyapısının zarar gördüğünü ve ulaşım ağlarının kesintiye uğradığını düşünelim. Kahramanmaraş depremlerinde bile arama-kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasında ciddi güçlükler yaşanmıştı. Marmara'da ise milyonlarca insanın aynı anda yardıma ihtiyaç duyacağı bir tablo ortaya çıkabilir. Karayollarının zarar görmesi, köprü ve viyadüklerde hasar oluşması, limanların ve havaalanlarının işlev kaybına uğraması ilk müdahaleyi zorlaştırabilir. Haberleşme sistemlerinin çökmesi ise hem devlet kurumlarının koordinasyonunu hem de vatandaşların yakınlarına ulaşmasını güçleştirebilir. Bir de kış aylarındaki olası yağış ve soğuğun etkileri de hesaba katılmalıdır.

3