Türkiye ile Fransa arasında 3 Ekim'de imzalanan Savunma İş Birliği Yol Haritası, Ankara-Paris ilişkilerinde dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Yol haritası; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişareleri, hibrit tehditlerle mücadele etmeyi, istihbarat paylaşımını, hava savunmasında daha yakın işbirliğini ve silah sistemlerinin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Ayrıca ortak eğitim ve tatbikatlar yapılması, askerî eğitim kurumları arasında karşılıklı değişimlerin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Doğu Akdeniz'den Libya'ya, Suriye'den Kafkasya'ya kadar birçok konuda karşı karşıya gelen iki ülke, böylece savunma ilişkilerini geliştirecek somut bir çerçeve oluşturuyor.
Peki, bugüne kadar Yunanistan'ın yanında olan ve Türkiye'ye karşı sert tutum alan Fransa, şimdi neden Ankara ile yeni bir sayfa açmak istiyor Bu sorunun cevabını Türkiye'nin askerî caydırıcılığında, savunma sanayiindeki yükselişinde ve Avrupa'nın değişen güvenlik ihtiyaçlarında aramak gerekiyor.
ATİNA'DA DEPREM
Yunanistan'da deprem etkisi yaratan bu anlaşma öncesi Fransa-Yunanistan savunma ilişkisinin durumunu ortaya koyalım.
İki NATO üyesi ülke NATO'dan bağımsız olarak, 28 Eylül 2021'de Savunma ve Güvenlik Alanında Stratejik Ortaklık Anlaşması imzaladı. Anlaşmanın ikinci maddesi, taraflardan birinin ülkesine silahlı saldırı gerçekleşirse, gerektiğinde silahlı kuvvet kullanılması dahil karşılıklı yardımı öngörüyor. Dolayısıyla Atina'nın Paris'le kurduğu ilişki, silah alımının ötesinde askerî ve siyasi bir ortaklığa dayanıyor. Daha sonra bu anlaşma 25 Nisan 2026'da yenilendi. Aynı gün savunma araştırmaları ve askerî teknolojilerde yenilikçilik konusunda niyet bildirgesi ile MICA füzelerinin idame desteğine ilişkin anlaşmalar da imzalandı. Yunanistan'ın Fransa'dan aldığı Rafale uçakları ve sipariş ettiği FDI Belharra firkateynleri ise ilişkinin ana tedarik ayaklarını oluşturuyor.
Bu nedenle Paris'in Ankara'ya yaklaşmasını, Fransa'nın Türkiye'yi dışlayan politikasından çark edip reel politiğe dönüşü şeklinde de okumak gerekir.
FRANSA NEDEN TÜRKİYE'YE YÖNELİYOR
Bunun en temel nedenlerinden biri, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'de oluşturduğu güçlü caydırıcılık, Türk ordusunun ve özellikle Türk donanmasının taktik durum üstünlüğünü kalıcı şekilde tesis etmesidir. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müşterek harekat kapasitesi, denizlerde süreklilik sağlayabilmesi ve yerli savunma üretimiyle desteklenen askerî gücü, Ankara'yı bölgesel hesapların merkezine yerleştiriyor. Tabii ki Fransa'da bu yeni şartlarda Türkiye ile sürtüşmek yerine, Ankara'yla birlikte çalışmayı kendi çıkarları açsından daha faydalı görüyor. Atalarımızın da dediği gibi güç oyunu bozuyor.

2