Seçim Trump'ı topal ördek mi yaptı

Amerikan halkı Donald Trump'a ağır bir mesaj verdi. Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi'nde hem Senato'da çoğunluğu kaybetti. Seçimi kendi siyasi geleceğine ilişkin bir güven oylamasına dönüştüren Trump, şimdi sandıktan çıkan itirazın sonuçlarıyla karşı karşıya. Ancak bu yenilgiyi anlamak için yalnızca parti dengelerine değil, savaşla hayat pahalılığı arasındaki ilişkiye bakmak gerekiyor.

VİCDAN MI, GEÇİM DERDİ Mİ

Amerikan seçmeninin Donald Trump'a itirazın asıl sebebi neydi Görünen o ki asıl belirleyici unsur ekonomik çıkarlardır. Trump seçmenine ucuzluk vaat etti. Yumurta fiyatlarından akaryakıta kadar günlük hayatın maliyetlerini kampanyasının merkezine yerleştirdi. Fakat İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları, seçmende hayal kırıklığı oluşturdu. Seçmen, uzak bir coğrafyada yürütülen savaşın bedelini kendi cebinden ödemeye başlayınca yönetimden hesap sordu.

Bu nedenle sonucu, Amerikan toplumunun bütünüyle savaş karşıtı bir çizgiye geldiği şeklinde okumak doğru olmaz. Sandıktaki tepkinin merkezinde geçim sıkıntısı bulunuyor. Göçmenlere yönelik sert politikalar, Hispaniklerin, siyahilerin ve Müslümanların Demokratlara yönelmesine neden oldu.

BEYAZ SARAY ALEYHİNE OLUŞAN MECLİS ARİTMETİĞİ

Demokratların iki kanatta da çoğunluğu kazanması, Trump'ın kalan iki yılını zorlaştıracak. Bütçe üzerindeki mücadele, atamaların önüne çıkabilecek engeller ve komitelerin soruşturma yetkileri, başkanın hareket alanını daraltacaktır. Eğitim, sağlık, altyapı ve ulaşım gibi alanlarda istediği kararları çıkarması artık çok daha güç olacaktır.

Üstelik mesele yalnızca yasama faaliyetleriyle sınırlı değil. İran savaşına, çıkar çatışması iddialarına ve Epstein dosyalarına ilişkin soruşturmalar, yönetimin üzerinde ciddi baskı oluşturabilir. Ancak soruşturma beklentisini doğrudan görevden uzaklaştırılma sonucuyla eşitlememek gerekir. Ortaya çıkan sandalye hesabı da bunun Cumhuriyetçilerin desteği olmadan gerçekleşemeyeceğini gösteriyor.

TRUMP ZAYIFLADI, SAVAŞ İHTİMALİ BİTMEDİ

İçerideki bu yenilgi, dışarıda askerî kararların kendiliğinden duracağı anlamına gelmiyor. Trump'ın başkanlık yetkileri sürüyor. Yeni Kongre'nin göreve başlamasına kadar önünde epey bir zaman var. Dolayısıyla siyasi zayıflamayla askerî yetkilerin ortadan kalkmasını birbirine karıştırmamak gerekir.

Benim değerlendirmem, İran meselesinin Trump'ın kişisel tercihlerini aşarak Amerikan devletinin stratejik hedefleriyle bağlantılı bir boyuta taşındığıdır. Bu yüzden yalnızca seçim sonuçlarından hareketle Washington'ın İran politikasından vazgeçeceğini söylemek için çok erken.

İran'ın "coğrafi sınırlamalara bağlı kalmama" mesajı da bu riski büyütüyor. Tahran, yeni bir saldırıya verilecek karşılığın coğrafi sınır tanımayacağını belirtiyor. Yani savaş Ortadoğu'dan Avrupa'ya da taşınabilir. İran'ın elindeki uzun menzilli füzelerle Avrupa'daki ABD hedeflerinin de vurulabileceği ima ediliyor.