ABD ile İran savaşında tansiyonun biraz düşmesi ile ortaya çıkan tabloyu bir "barış" olarak okumak için henüz çok erken. Çünkü sahadaki işaretler, savaşın sona ermesinden çok zorunlu bir molaya işaret ediyor. Kırk Gün Savaşı'nın ardından başlayan ikinci çatışma döneminde ABD'nin İran'a yönelik saldırıları 13 dalga halinde sürdü. İran ise buna Ortadoğu'daki hedeflere yönelik saldırılarla karşılık verdi. Fakat savaş uzadıkça başka bir gerçek ortaya çıktı: Konvansiyonel savaşın maliyeti, lojistik destek temini ve mühimmat tüketimi.
ABD'NİN KRİTİK SORUNU: MÜHİMMAT
ABD'nin stratejik mühimmat stoklarının kritik seviyelere indiğine ilişkin bilgiler, saldırıların neden durdurulduğunu anlamak açısından son derece önemli. Çünkü stratejik stok, bir ordunun yalnızca saldırı kapasitesi değildir. Aynı zamanda kendisini savunabilmesinin de güvencesidir. Bu nedenle belirli bir seviyenin altına inilmesi askerî açıdan büyük risk anlamına gelir. Washington'ın saldırılara ara vermesinin arkasında da böyle bir askeri zorunluluğun bulunduğu değerlendiriliyor. Eğer tablo buysa bugün yaşanan şey ateşkesten ziyade yeniden mühimmat ikmali, tertiplenme ve stratejik yığınaklanma dönemi olabilir. Yani silahlar sustu ama savaş bitmiş sayılmaz.
TRUMP'IN ÇIKIŞ PLANI YOK MU
Daha büyük problem ise ABD'nin İran savaşından nasıl çıkacağı. Washington savaşa girdi ancak ortaya çıkan tabloda savaşı istediği şartlarda sona erdirebilecek bir çıkış stratejisi oluşturamadı. İran ise kendi istemediği bir anlaşmanın dayatılamayacağını sahada göstermeye çalışıyor. Tam bu noktada dikkatler Ukrayna'ya çevriliyor. Netanyahu, Trump ve Zelenski'nin aynı zaman diliminde Washington'da görüşmesi bu nedenle kritik görülüyor. Masadaki soru şu olabilir: İran'a karşı yeni cephe Ukrayna üzerinden mi açılacak
İSRAİL'İN B PLANI: UKRAYNA
Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde bir İran gemisini vurması bu açıdan önemli bir işaret fişeği olarak değerlendirilebilir. Saldırı 25 Temmuz 2026 Cumartesi günü, sabah saatlerinde gerçekleşti. Ukrayna, Hazar Denizi'ndeki İran'a ait ticari bir gemiyi hedef aldı. Gemide meydana gelen patlamada bir denizci öldü, bir denizci yaralandı. Dolayısıyla İran savaşında yeni bir işaret fişeği daha atılmış oldu. Ukrayna'nın özellikle asimetrik harp, sabotaj, insansız sistemler ve derinlikte gerçekleştirilen operasyonlarda Rusya savaşından edindiği ciddi bir tecrübe bulunuyor. İran-Ukrayna arasında doğrudan kara sınırı bulunmaması ise çatışmaya engel değil. Buradaki stratejik amaç ise İran'ı kuvvet bölmeye zorlamak. İran, Ukrayna kaynaklı tehdide karşı füze, drone ve hava savunma kapasitesinin bir bölümünü kuzeye ve Hazar hattına kaydırmak zorunda kalırsa Basra kıyısındaki güney batı cephesinde zafiyet oluşması muhtemeldir. Peki bu planı kim yaptı diye soracak olursak hem Netanyahu'nun hem de Zelenski'nin aynı gün D.Trump'la görüşmesi şüpheleri İsrail başbakanı üzerinde topluyor. Önce ABD'yi istemediği bir savaşa sokan İsrail, şimdi de ABD'nin savaştan kurtulması için ona havuç uzatıyor yani Ukrayna'nın savaşa sürülmesini sağlamaya çalışıyor olabilir. Böylece bir taşla üç kuş. Hem ABD'yi savaşta tutabilecek hem savaş devam edecek hem de Ukrayna üzerinden Avrupa'yı dolaylı da olsa savaşın içine çekmiş olacak.

9