Durand hattı yeniden alevlendi

Afganistan ile Pakistan arasında şubat ayının son haftasında tırmanan gerilim, geçtiğimiz günlerde fiili çatışmaya dönüştü. Pakistan ordusu, sınırın Afgan tarafında kalan dağlık bölgelerdeki yedi terör kampına hava harekatı düzenledi. Vurulan hedeflerin, 2007'de kurulan ve Pakistan devletine karşı silahlı mücadele yürüten Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) kampları olduğu açıklandı. Buna karşılık Taliban güçleri de Pakistan sınır karakollarına saldırı düzenledi. Böylece gerilim daha da tırmandı. 1893'ten bugüne
Durand hattı sorunu Bugünkü krizleri anlamak için 1893 yılına gitmek gerekiyor. O yıl, İngiliz Hindistan'ı ile Afgan Emirliği arasında 2.640 kilometrelik bir sınır çizildi. Bu sınır, bugün Afganistan-Pakistan sınırını oluşturan ve "Durand Hattı" olarak bilinen hattır. 1947'de Pakistan'ın kurulmasıyla birlikte bu hat, iki ülke arasındaki resmi sınır haline geldi. Ancak çizilen sınır Peştun aşiretlerini ikiye bölerek ciddi sosyolojik ve demografik sorunlar oluşturdu. Yüksek dağ zirvelerinden geçen ve yerel toplumsal yapıyı gözetmeyen bu sınır, kontrol edilmesi güç bir coğrafyada kalıcı bir istikrarsızlık zemini oluşturdu. Dahası Pakistan'ın Afganistan'dan gelenleri tekrar ülkelerine göndermesi zaten ekonomik durumu bozuk Afganistan ile Pakistan arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemekteydi. Egemenlik boşluğu ve terör yapılarıAfganistan'ın önce Sovyet işgali, ardından uzun süren iç savaş dönemleri ve son olarak ABD/NATO müdahalesiyle geçen yaklaşık 20 yıllık süreçte özellikle sınır bölgelerinde ciddi otorite boşlukları oluştu. Bu boşluk alanları, çok sayıda silahlı örgüt tarafından dolduruldu. Pakistan açısından en ciddi tehditlerden biri TTP oldu. Pakistan'ın son hava operasyonunun hedefi de bu yapının sınır hattına yakın Afgan topraklarındaki kamplarıydı. Pakistan, bu operasyonu Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa hakkına dayandırıyor. İlk aşamada Afgan devlet birimlerine yönelik bir saldırı söz konusu değildi. Ancak Taliban güçlerinin Pakistan sınır karakollarına yönelik saldırısı, krizi yeni bir aşamaya taşıdı. Pakistan da buna karşılık verdi. Askeri dengesizlikSaha gerçekliği, iki ülke arasında topyekûn bir savaş ihtimalini zayıflatıyor. Afganistan'ın bugün etkin bir hava kuvveti ve savaş uçağı bulunmuyor. Buna karşılık Pakistan, bölgenin en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahip. Ayrıca nükleer silah kapasitesiyle ciddi bir caydırıcılık gücü barındırıyor. Bu askeri dengesizlik, Afganistan'ın Pakistan'a karşı resmi bir savaş ilan etmesini pratikte mümkün kılmıyor. Dolayısıyla yaşananların, tarihsel arka planı olan ve zaman zaman alevlenen sınır gerilimlerinin son halkası olarak görülmesi daha doğru olacaktır. Türkiye'nin mekik