Karanlık operasyondan verilen karanlık mesajlarDün gece saat 02.00 sıralarında, Venezuela'dan gelen haber dünya siyasetinin tansiyonunu bir anda yükseltti: Nicolas Maduro ve eşinin, ABD tarafından düzenlendiği iddia edilen bir operasyonla kaçırıldığı ve ülke dışına çıkarıldığı öne sürüldü. İddiaya göre Washington, bu eylemi kendi iç hukukuna dayandırarak Maduro'yu ABD'de yargılamayı planlıyor. Eğer bu doğruysa, bu artık bir diplomatik kriz değil; uluslararası düzenin açıkça gaspıdır. İşte bu noktadan sonra mesele bir liderin akıbetini aşar, egemenliğin kendisi tartışmaya açılır. Hukukun bittiği yerde zorbalık başlarM.Ö. 5.YY'da yaşamış ve günümüz uluslararası ilişkiler yaklaşımlarından gücü esas alan Realist kuramın öncüsü Tukidides'in "Güçlü kazanır, zayıf katlanır" sözünü doğrulatır şekilde ABD'nin Venezuela devlet başkanını ve eşini zorla kaçırıp New York'a götürmesi egemen eşitlik, iç işlerine karışmama ve zor kullanma yasağı gibi uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinin fiilen rafa kaldırılması demektir. "Hukuk" kelimesi burada sadece vitrindir. Gerçekte olan şudur: Güç, kendini yasa ilan etmektedir. Bugün buna sessiz kalanlar, yarın aynı gerekçelerin kendi ülkeleri için de üretilebileceğini görmezden gelmektedir. Bugün Venezuela, yarın Tayvan, ertesi gün İran... Mesele uyuşturucuyla mücadele miVenezuela, yalnızca siyasi bir başlık değil, enerji ve maden jeopolitiğinin merkezidir. Yaklaşık 303 milyar varil petrol, 201 trilyon metreküp doğalgaz, dünyanın en büyükleri arasında gösterilen altın rezervleri ile demir, boksit, nikel, bakıra uzanan stratejik madenler... Bu tablo, "demokrasi" ve "insan hakları" söylemlerinin neden hep bu coğrafyalarda dolaştığını açıklamaya yetiyor. Nitekim yaklaşık altı ay önce ABD Güney Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürütmüş emekli Orgeneral Laura Richardson, Washington'ın Latin Amerika ve Venezuela'ya dair asıl kaygısının demokrasi ya da insan hakları değil; petrol, lityum, altın, nadir toprak elementleri ve ham maddeler üzerinde kontrol sağlamak olduğunu açıkça dile getirmişti. Bu sözler, bugün yaşananların arkasındaki zihniyeti ele veren itiraf niteliğindedir. Venezuela'nın geleceğiBu tür müdahalelerin devamı genellikle aynıdır: Önce "meşruiyet" tartışması büyütülür, ardından "geçiş yönetimi" pazarlanır ve sonunda devletin kapıları küresel şirketlere ardına kadar açılır. Enerji sahaları, maden ruhsatları, limanlar ve finans sistemi "reform"
2025 yılında Türk savunma sanayii
02-01-2026
15
Doğu Akdeniz'de kuşatma hayali
28-12-2025
23
Gitar kutusuyla provokasyon
26-12-2025
24
TAYFUN'un gölgesi yeter
21-12-2025
35
Karadeniz'den gelen gizemli İHA
19-12-2025
43
GAZZE'DE SON PERDE
12-05-2024
321
Tarihi perspektifte Türkiye ve İran'a biçilen roller
21-04-2024
276
TUSAŞ'ta sessiz devrim
13-10-2024
273
Irak'ın kuzeyinde kirli oyun
14-01-2024
270
Avrupa Azerbaycan'dan intikam almak istiyor
28-01-2024
266
