Geçtiğimiz hafta, kısa adı ASFAT olan Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.'ni ziyaret ederek Türkiye'nin savunma sanayiindeki görünmeyen ama hayati rol oynayan gücünü yerinde inceleme fırsatı buldum. 12 Ocak 2018 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan ASFAT, bugün 27 askeri fabrika ve 10 tersanesiyle dev bir ekosistemi yönetiyor. Ancak buradaki asıl fark, üretimden çok daha öte bir kabiliyette gizli "sürdürülebilirlik". Bir ülkenin sadece silah sistemlerine sahip olması yeterli değildir. Asıl önemli olan, bu sistemleri sürekli çalışır halde tutabilmek, yani bakım, onarım ve lojistik desteği kesintisiz sağlayabilmektir. Türkiye ASFAT sayesinde savaş gücünü harekat ortamında da kesintisiz sürdürebilen nadir ülkelerden biri. Dev bir üretim ve destek ekosistemi ASFAT; bünyesindeki askeri fabrika ve tersaneler yalnızca üretim değil, aynı zamanda bakım, onarım ve modernizasyon alanlarında da büyük bir güç konumunda. Bu tesislerde savaş gemileri ve deniz platformları üretiliyor, kritik savunma sanayii parçaları imal ediliyor, Uçak, helikopter ve çeşitli sistemlere bakım-onarım desteği sağlanıyor. ASFAT sadece Türk Silahlı Kuvvetleri'ne değil Jandarma ve Emniyet teşkilatı ile Milli İstihbarat Teşkilatı'na ve hatta Orman Genel Müdürlüğü gibi sivil kurumlara ve özel sivil kuruluşlara da hizmet verebilen geniş bir kapasiteye sahip. Ayrıca sensör, elektronik harp, navigasyon gibi üst seviye yerli savunma sanayi ürünlerinin tank, zırhlı araç ve helikopterlere entegrasyonu, yenileştirme kapsamında parça üretimi, ileri teknoloji sistemlerin sahaya kazandırılması gibi kritik görevleri de başarıyla yürütüyor. Stratejik projelerASFAT'ın yürüttüğü projeler arasında dikkat çekenler TF-2000 Hava Savunma Muhribi, Açık Deniz Karakol Gemileri, hassas güdüm kitleri, devasa yüzer havuzlar ve daha pek çok sistem var. Bugün Türkiye genelinde yürütülen 39 savaş gemisi projesinin bir bölümü, ASFAT tersanelerinde hayata geçiriliyor. Üstelik bu projeler sadece Türkiye ile sınırlı değil. Romanya'ya yapılan ihracatlar, Pakistan'da yürütülen daha büyük ölçekli gemi projeleri, ASFAT'ın uluslararası arenadaki etkinliğini açıkça ortaya koyuyor. Türkiye artık sadece kendi donanması için değil, dost ve müttefik ülkeler için de savaş gemisi üreten bir ülke konumuna gelmiş durumda. İnsansız sistemlerle yeni nesil harpASFAT'ın çalışmaları sadece klasik platformlarla sınırlı değil. İnsansız sistemler alanında da dikkat çekici projeler yürütülüyor. Özellikle mayın temizleme görevlerinde kullanılan insansız kara araçları, insan hayatını riske atmadan operasyon yapılmasına imkan tanıyor. Uzaktan, kilometrelerce mesafeden kontrol edilebilen bu sistemler, mayınları imha ederek güvenli geçiş koridorları açıyor. Halihazırda 9 ülkeye ihraç edilmiş olan bu mayın temizleme araçlarından 18 adedi hazır şekilde envanterde bekliyor, gerekirse bunlar da ihraç edilecek. Türkiye'ye özgü model:

7