Yaz aylarında sıcaklarla ilgili sayısız uyarı duyuyoruz. Bol su için, 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın ve şapka takın bunların hepsi doğru. Ama asıl tehlike, çoğumuzun hiç fark etmediği yerde başlıyor.
Sıcak hava yalnızca bedenimizi değil, zihnimizi de sessizce değiştiriyor.
Araştırmalar, aşırı sıcaklarda insanların dikkat süresinin kısaldığını, hata yapma oranının arttığını ve karar verme becerisinin zayıfladığını gösteriyor. Beynimiz, yükselen vücut sıcaklığını dengelemeye çalışırken önemli miktarda enerji harcıyor. Sonuçta daha çabuk sinirleniyor, daha sabırsız davranıyor ve normalde vermeyeceğimiz kararlar verebiliyoruz.
Belki de yaz aylarında trafikte artan tartışmaların, iş yerindeki gerginliklerin ya da ev içindeki küçük meselelerin büyümesinin tek nedeni insanlar değildir. Görünmeyen bir sıcaklık stresi de bu tablonun parçasıdır.
Bir başka ilginç gerçek ise susuzluğun düşündüğümüz kadar belirgin hissedilmemesidir. Özellikle yaşlı bireylerde susama mekanizması zamanla zayıflar. Yani kişi susamadım dediğinde, vücudu çoktan sıvı açığı yaşamaya başlamış olabilir. Beyin bunu önce hafif yorgunluk, unutkanlık ve konsantrasyon güçlüğüyle hissettirir. Çoğu insan bunu, "Bugün keyfim yok" diye yorumlar.
Daha da ilginci, sıcak havalarda bazı ilaçların etkisi değişebilir. Tansiyon ilaçları, idrar söktürücüler, bazı depresyon ilaçları ve alerji tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar vücudun ısı düzenini etkileyebilir veya sıvı kaybını artırabilir. Bu nedenle yaz aylarında ilaç kullanan bireylerin doktor önerilerini yeniden gözden geçirmesi önem taşır.

11