Hepimiz ramazan ayının oruç ibadetimizin haricinde dostluk, kardeşlik, birlik, beraberlik, derdini, neşesini, sofrasını, imkanlarını paylaşma ayı olduğunu bilir. Her zaman iyi bir insan olarak dikkat etmemiz gereken özelliklere ramazan ayında daha da çok dikkat ederiz. Güçsüz ve muhtaç kişilere yardım edip, dedikodu, fitne ve fesattan uzak kalırız.
Özellikle bugünlerde daha çok aklımıza gelen ama aslında bunu düşünce tarzı hâline getirmemiz gereken birlik beraberlik duygusunu çok iyi kavramamız gerekiyor. Aslında uluslararası bir kelime hâline gelmiş empati duygusu bize bu konuda çok yardımcı olacaktır. Empati aslında karşıdakinin hâlinden anlamak, aynısını hissedebilmek demek.
Oruç da bize aç insanın hâlinden anlamayı öğretmiyor mu Keşke herkes kavgaya savaşa başlamadan önce kendini karşısına aldığı kişinin yerine koyabilse. "Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi sen de başkasına yapmamalısın" sözü bize bunu çok güzel anlatıyor. Herkes bunu başarabilse dünyada ne kavga, ne savaş ne de hırsızlık olmazdı. İnsanlar yanlışa başvurmadan önce durup biraz düşünseler ve zaaflarına yenilmeyip kendilerini tutabilseler ne güzel olur. Bu olur olmaz şekilde saldırmamaktan tutun da sigara içmemek için kendini tutabilmeyi kolesterol yüklü ya da çok şekerli sağlık için zararlı birçok yiyecekten uzak durmayı da başarabilmeyi sağlar.
Dünyada olup biteni, birbirine eklenen savaşları gördükçe bu sözleri aynı şekilde her ramazan hatta her dilde tekrarlamak gerektiğini düşünüyorum. Oruç tutmanın kalbe manevi anlamda iyi geldiğini görüyoruz bir de kalp sağlığına nasıl etkisi var, bir bakalım.
Oruç kalbi nasıl korur
■ İnsülin dengesini düzenler
Sık ve sürekli beslenme, insülin seviyelerini kronik olarak yüksek tutar. Bu durum zamanla insülin direnci ve damar hasarına zemin hazırlar. Oruç tutmak, insülin seviyelerinin düşmesine ve metabolik esnekliğin artmasına yardımcı olur.

4