Kalbin sofrası

Kalp sağlığı denilince hepimizin aklına az tuz, az yağ ve bol sebze geliyor. Fakat kalbimiz sadece bir pompa değil, aynı zamanda yaşam tarzımızın ve duygularımızın da bir aynası.

Gelin kalbin sofrasına biraz daha derin bakalım.

Ne yemeli

Klasik öneriler sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlar. Bunların yanı sıra;

■ Renkli beslenme: Tabağında ne kadar çok renk varsa, o kadar farklı antioksidan alırsın. Mor lahana, kırmızı pancar ve koyu yeşil yapraklıların her biri damarları farklı şekillerde korur.

■ Fermente gıdalar: Yoğurt, kefir ve turşu için de; bağırsak sağlığı ile kalp sağlığı arasındaki bağ artık çok daha net biliniyor. Sağlıklı bağırsak=daha az iltihap=daha sağlıklı kalp.

■ Kuruyemişler: Bir avuç çiğ badem ya da ceviz, damar esnekliğini artırır. Ama fazlası kalori yükü demektir.

■ Zeytinyağı ama çiğ haliyle: Pişirme yağı olarak değil, yemek üzerine gezdirilen şeklinde kullanıldığında faydası daha yüksek.

Ne yememeli

■ Ultra işlenmiş gıdalar: Paketli atıştırmalıklar ve hazır soslar. Bunlar sadece yağ veya şeker değil, aynı zamanda damar sertliğini tetikleyen katkılar içerir.

■ Gizli şeker: Şekersiz diye alınan ürünlerin çoğunda bulunur. Trigliseridleri yükseltir.

■ Dengesiz tuz: Potasyumdan fakir, sodyumdan zengin beslenme.

Nasıl pişirmeli

■ Düşük ısı, uzun süre: Yüksek ateşte kızartma yerine, yavaş pişirme yöntemleri damar dostudur.

■ Izgaraya dikkat sakın yakma: Kömürleşmiş et, kalp için riskli bileşikler oluşturur.

■ Buharda pişirme: Vitamin kaybını en aza indirir, ki özellikle sebzelerde.

■ Air fryer: Yağı azaltır ama hangi gıda olduğu önemli.

Yemek saatleri kalbi etkiler

Gece geç saatlerde yemek yemek sadece kilo değil, kalp ritmini ve tansiyonu da etkiler. Ne yediğin kadar ne zaman yediğin de önemlidir.

■ Aralıklı oruç

Kontrollü açlık süreleri, insülin hassasiyetini artırarak kalp riskini azaltabilir. Ama bu herkes için uygun değil, kişisel olmalıdır.