YAŞADIĞIMIZ çağda iyimserlik ile kötümserlik, Habil ile Kabil'i hatırlatıyor. Savaşlar, yıkımlar, aldatmalar, insanların tükenmeyen hırsları.
Aziz Mahmut Hüdayi'nin yazdığını belki odamızın duvarına asmalıyız:
"Günler gelip geçmektedir
Kuşlar gibi uçmaktadır
Ehl-i fesadın yeri nâr
Ehl-i salâh uçmaktadır."
Belki Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirinden bir alıntı: "Derd âşina olduk."
Yakup Kadri Karaosmanoğlu ne yazmıştı:
"Yıllar yarlardan, yarlar yıllardan vefasız."
Ankara'da onu ziyaret etmiştim, yeni yazarlardan Kemal Tahir'i beğendiğini söylemişti.
Gece yarısı acaba geçmişin hesabını yapıyor muyuz Gecenin sabahı farklı mı kalkacağız. İnsanoğlu unutkandır, belki de yarını bekleyerek kendimizi avutuyoruz.
Tarık Buğra'yı her yılbaşı gecesi anıyorum:
"Yarın diye bir şey yoktur."
Teknoloji bizi nereye götürüyor
Umut ediyor muyuz Yoksa yarını nasıl düşüneceğiz, nasıl tahammül edeceğiz
Haberin DevamıOrhon Murat Arıburnu imdadımıza yetişiyor:
"Dünya döndükçe
Umut fakirin yemeği
Ye Mehmet ye
Ye Mehmet ye."
En sıkıntılı dönemimizde bile sanat, edebiyat bizi kurtarır, bir cümle, bir dize ruhumuzu tedavi eder.
İnsan ilişkilerinde anlayışlı, bağışlayıcı olun, tatlı sözün önemini Yunus Emre'den öğrenin:
"Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz."

8