Trump, Shakespeare okumuş mudur

Dergilerden Seçmeler

Sözcükler 102,

Mart - Nisan 2026 Sayısı

Bir Kıyı Kasabasında - Cevat Çapan

"Onunla son karşılaştığımızda

alkolsüz bira arıyorduk çarşıda.

Daha yaşamak istiyorum demişti,

öyle söz vermiş doktoruna.

Çantasında Dostoyevski, Stendhal ve

Baudelaire'le Dıranas'ın şiirleri.

Belki ben de bir şeyler yazarım uzaklara bakarak.

Bize sessizce yazdıkları kaldı."

*

Trump, Shakespeare okumuş mudur - Terry Eagleton

"...

Amerika Birleşik Devletleri dışında birçok kişinin gözünde Trump, basmakalıp Amerikalıların en nahoş özelliklerinin hepsini bünyesinde toplamış bir figür. Tıpkı İngilizlerin klişeleşmiş en itici özelliklerinin snobluk, ikiyüzlülük, kalpsizlik ve sırf mahremiyetine karışmamak için seni bir hendekte ölüme terk edebilecek olması gibi Trump da gürültücü, küstah, kaba, kibirli, açgözlü, kalın kafalı, saldırgan ve patolojik derecede neşeli. (En iyi arkadaşlarımdan bazılarının Amerikalı olduğunu eklemeliyim. Çocuklarım mesela.) Trump, boynunda soğan halkaları, peşinde metres ordusuyla durmadan omuz silken bir Fransız'ın Amerikan muadili.

*

Haberin Devamı

Trump ile Kral Lear arasında da paralellikler var. Bunlardan biri ikincisinin delirmesi, ilkininse birazcık kafayı yemesi: Oani surat ekşitmeleri ve sanrısal konudan sapmaları düşünün. Lear, "kendini pek tanımamış" bir despottur, Başkan ise bugüne kadar gösterdiği tek özfarkındalık belirtisi, kendisine neden içki içmediğini soran bir gazeteciye verdiği cevap olan, otokrat olma heveslisi biri. Yanıtı şöyleydi: "İçseydim nasıl biri olurdum, düşünebiliyor musun"

Behçet Necatigil 100 Yaşında

Ayşe Sarısayın ve Serenad Demirhan

"...

Babam öldüğünde yirmi iki yaşındaydım. Şiirlerini severek okumama rağmen şairim olmamıştı henüz, varlığı bana güven veren, çok sevdiğim babamdı sadece. 1999'da, sonradan senin çalıştığın Serin Mavi mektupları ablamla birlikte yayıma hazırlarken, onun hiç bilmediğim gençliğiyle karşılaştım. Annemle evliliklerinin ilk yılları, karısına âşık bir genç adam, şiirlerinin ve kimilerine benim de tanıklık ettiğim "ev halleri"nin arka planı... Ölümünden 20 yıl sonra babamla yeniden tanıştım adeta. Çok Şey Yarım Hâlâ'yı yazarken ulaştığım bilgiler, evde pek konuşulmayan çocukluğuna ve gençliğine ilişkin ayrıntılar, şiirlerine daha içeriden bakmamı sağladı. Yaşamıyla yazdıkları arasındaki bağlantıları kurabilmeye başladım. Kitap bittiğinde babam, şairim olmuştu artık."

Haberin Devamı

Sabitfikir 18, 1 Mart 2026 Sayısı

Dosya: Yolunu ve Asrını Şaşmış

Bir Derviş: Âsaf Hâlet Çelebi - Tahsin Yıldırım

Sanat duyarlılığı güçlü anne ve babanın evladı olan, Cumhuriyet'ten sonraki kültür ve edebiyat hayatımızda önemli yer tutan