GÖNÜL Paçacı Tunçay notaların saklanması konusunda düşüncelerini iletti; icracılar için önemli bulduğum bu bilgiyi yayımladım.
Bir müddet önce, eski İstanbul Belediye Konservatuvarı'ndan (kurucusu olduğum ve 15 yıla yakın bilfiil yönetiminde bulunup geçen yıl sonunda emekli olduğum) İÜ OMAR'a geçen nota arşivinin yeni yöneticisi tarafından çöpe attırılmak istenmesi üzerine, duruma duyarsız kalamayıp arşivin Medipol Üniversitesi Konservatuvarı'na alınmasını sağlamıştım. Medipol'deki duyarlı akademisyen hocalar da çok müspet davranarak bu birikimin zayi olmasına mani oldular. İÜ Rektörü'ne mail yazıp tüm detayları ilettim ve ardından bu haber İhsan Yılmaz tarafından Hürriyet gazetesinde yayımlandı. Asla kişisel bir yönelimle değil; bu kadar önemli bir birikimin bir çırpıda gözden çıkarılmasına, bu kadirbilmezliğe tepkiyle ve akademik, sorumlu bir üslupla bilgi verip görevimi yaptım. (Bugün de böyle düşünüyorum ve sonuçta; hemen başta söyleyeyim hatadan dönüldü ve geçtiğimiz gün nota arşivi OMAR'a döndü). Bu nedenle gazetenize müteşekkirim.
Haberin DevamıOMAR'da şu anda mevcut olan diğer tüm önemli arşiv, notalar ve müzik aletlerinin tamamı, kurulduktan sonra şahsıma olan güvenden ve üniversite ortamında bulunmasının öneminden dolayı ya bağışlanmış ya da başta Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Dairesi olmak üzere kuruma tahsis edilmiş bütçelerle temin edilmiştir. Tüm malzemenin geldikleri yerler, muhtevaları ve kuruma intikal süreçleri apaçık kayıtlıdır. Zamanımda ince tasnif çalışmaları sürdürülmekte iken şimdi ne durumda olunduğunu doğal olarak bilmiyorum. Yeni müdürün "devir teslim etmedi" diye yinelediği şey, tamamen formaliteye dayalı bir durum olup kendisinin yanında bulunup birlikte fotoğraf çektirmeyi reddetmek en doğal hakkımdı, hakkımı kullandım.
Haber gazetenizde yayımlandıktan sonra İÜ İç Denetim Birimi'nden uzmanlar nota arşivini incelemek üzere Medipol Üniversitesi'ne gittiler, benden de refakat etmemi istediler, orada bulundum. Bu durumun yarattığı rahatsızlık nedeniyle yeni yönetimin kişisel ve kurumsal sosyal medya hesaplarında hedefe alınsam da hiçbir şekilde cevap vermeyi düşünmedim; konunun şahsileşmesini ve magazinel bir zemine çekilmesini istemedim. "Yaş haddinden emekli olduğum için durumu hazmedemediğim, notaları kasten çöp poşetlerine benim koydurarak basına servis ettiğim" bile söylendi. "Zaten atılmasına karar verilmiş bir malzemenin kutuda, torbada veya hiçbir şeyin içinde olmasının ne önemi vardı, gözden çıkarıldığı gerçeğini değiştirir mi" diye sormak kimsenin aklına gelmedi ama sağda solda peşin hükümlü, yalan yanlış yorumlar yazıldı. Çöpe atılmak istenen notaların envantersiz, değersiz ve internetten hemen ulaşılabilir olduğu iddiası da ısrarla yinelendi.
Haberin DevamıOysa bu arşiv, içinde çok sayıda 100 yıllık Darülelhan Külliyatı örneklerinin de olduğu, eski yazılı ve bir kısmı imzalı, ortalama 150.000 notalık, ülkemizin en eski müzik kurumunun hafızasıdır. Notaların envanter niteliğindeki elyazısı fihristi de gönderilen poşetlerin birinden çıkmıştır. Herhangi başka bir kötü niyetli beyan ihtimaline karşı bunların birçoğunu fotoğrafla tespit ettim ve bazı önemli örnekleri İÜ Rektörlüğü'ne ilettim.
"Notaların üzerinde karalamalar var" şeklindeki hatalı ifadelere karşılık, "tecrübeli insanların birikimi, düzeltmeleri" diye bakılması gereken; kimisi Hamparsum notası ile yapılmış düzelme-eklemeler içeren, bir kısmı Osmanlıca olmak üzere aslında çok daha fazla sayıda olan imzalı 100 civarında nota örneğini fotoğrafladım. İmzalarının önemli olmadığı söylenen sanatkârlardan bazıları: Hakkı Derman, Sadi Işılay

35