Neyi dinlerdik

MÜZİK zevki o toplumun kültürel kimliği üzerine yönlendirici ölçütler verir.

Türkiye gibi Batı ile Doğu'nun kültürlerinin buluştuğu bir toplum için daha da önemlidir. Gökhan Akçura'nın Geçmiş Zaman Sesleri Müzik Yazıları (Oğlak Yayınları) bu konuda karar vermemizi sağlayacak bir çalışma.

Dönem dönem modalar, elbet Türkiye'deki zevkleri de yönlendirmiştir. Festivallerin olmadığı dönemde kısıtlı buluşmaların öneminin altını çizmek gerekir. Tenha yazlar, müziğin bahçelerde dinlenmesini sağlardı. Bu da sadece Türk müziği için geçerliydi.

Konu başlıklarını okurken ben de çoğuna ses tanıklığı yaptığımı fark ediyorum.

Yerler de kısıtlıydı; Saray Sineması, Şan Sineması, Taksim Belediye Gazinosu Batı ve Türk müziğinin dinlenme mekânlarıydı.
Zamanın ünlü adlarını okuduğunuzda müziğin bizdeki tarihinin kahramanlarını da öğrenmiş olacaksınız.

İçindekiler

Haberin Devamı

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e: İstanbul'da Sokak Müzisyenleri

İstanbul'da Sahnelenen İlk Operetlerin Ardındaki Unutulmuş İsim: Cemal Sahir

Geçmişten Gelen Sesler

Elektrik ve Gürültü

Mac Allan Türkiye'de

Don ile Moki

Gaspar Cassado'nun Türkiye Serüvenleri

Yavrunun Gecesi

Popstar 1930

Müstehcen Plak Davası

Ah O Çingeneler!

Siyah Kuşlar ve Douglas

Saray Sineması'nda "Büyük Caz Festivali"

50'lerin Tango Yıldızı Zehra Eren Yeniden Aramızda

Markaryan İstanbul'da!

İstanbul ve Caz

Yaşasın Duende!

Kısa Tanıtım:

Her ne kadar güzel bir şarkı bize Kalamış'tan bir tatlı huzur almaya geldiğini söylese, eski siyah beyaz fotoğraflar henüz yeşilini yitirmemiş bir rüya kentin rehavetinin seyrine çağırsa da... Gökhan Akçura'nın titiz araştırmalarıyla yazdığı bu kitaptan anlıyoruz ki İstanbul hiçbir zaman sessiz değilmiş. Maniciler, seyyar satıcılar, sokak müzisyenleri, gramofonlar, radyolar... Daha da niceleri! Bir telaşlı gürültüymüş İstanbul!

Seslerin birbirine karıştığı, başka seslerin başka yaşamların kapılarını aralayıp açık bıraktığı, sessizlik isteyenlerin -en azından başkalarının radyolarının gürültüsünü, hoparlörlerin cızırtısını duymak istemeyenlerin- homurdanıp durduğu, ama ne gürültüsünden ne de hayhuylu yaşamından kopamadığı İstanbul! Büyük şehrin nabzı sesleriyle atar.

Haberin Devamı

Geçmiş Zaman Sesleri'nde Gökhan Akçura bizi çağlar boyunca uğuldamış bir şehrin seslerinin peşinden sokaklarına, mahallelerine götürüyor.
(Oğlak Yayıncılık)

DİSKOTEĞİMDEN SEÇMELER:

Recep Birgit'den seçmeler-TRT Arşiv Serisi

Müşterek Taksim (Necdet Yaşar-Tanbur/Niyazi Sayın-Ney)Rast Getirip Fend ile Seyretti Hümayı (Rast Kar-ı Natık)Ferahnak PeşreviBir Dilbere Dil Düştü ki Mahbubu DilimdirKanun taksimi (Kanun-Vecihe Daryal)Kuşei Nisyana Attı Sevdiğim Yad EtmiyorTanbur Taksimi (Tanbur-Necdet Yaşar)Dil Yaresini Andıracak Yare BulunmazDoktor Ne için Nabzımı Aldın Ele SöyleBilmiyorum Bana N'olduUd Taksimi (Ud-Hasan Erkoç)Mecnun Gibi Ben Dağlar GezerkenHastasın Zannım Vefa MahsunusunMaçin Dağı Hiç Sormazsın Nazlı Yari / Rumeli TürküsüGül Ağacı Gönlüm Dolu Bin Bir Acı / Rumeli TürküsüÖrdeksiz Göllerde Avın Avlama / Rumeli TürküsüBulut Gelir Seher İle (Üsküp Karşılaması) / Rumeli TürküsüYürüdükçe Selvi de Boyun Sallanır / Rumeli TürküsüEy Benim Mestane Gözlüm Şimdi Buldum Ben Seni / Rumeli TürküsüKadifeden Kesesi Kahveden Gelir Sesi / İstanbul TürküsüPencereden Kar Geliyor / İstanbul TürküsüFındıklı Bizim Yolumuz / İstanbul TürküsüYangın Olur Biz Yangına Gideriz / İstanbul Türküsü