GENÇ kuşağın müzikle bağlantı kurması için bazı girişimlerde bulunulması gerektiğine inanırım.
Özellikle holdinglerin ve devletin bu konuda yapması gerekenler bellidir: Küçük yaştan itibaren yetenekleri desteklemek, onların dünya çapında birer sanatçı olarak tanınmalarını sağlamak.
Bazı holdinglerin genç kuşağı desteklediğini izliyorum, ancak bu gençlerin belli festivallerde ortaya çıkmalarını yeterli bulmuyorum.
Çalışmalarının süreklilik kazanması için yaz aylarının onlar için bir fırsat olduğu kanısındayım.
Yaz tatillerinde konser verirlerse hem ustalığa giden yolda ilerleme kaydederler hem de yaşadıkları ülkenin insanını, onun müzik zevkini öğrenirler.
Bu önerim her çeşit müziği kapsamaktadır. Türk müziği, halk müziği, Batı müziği de bu kapsamın içindedir.
TRT'nin bu çeşitliliği kapsayabileceğini düşünüyorum.
Konservatuvarların başka ülkelerin konservatuvarlarıyla da bağlantı kurması sonuç verecek bir yöntemdir. Cumhuriyet öncesinde de Türkiye'de Batı müziği çalışmaları vardı, sultanların saraylarında operalar temsil edilirdi. Müzik tarihimizi okuyanlar, müziğin her çeşidinin bu topraklarda çalındığını öğrenirler. Sarayda başlayan Batılılaşmanın yaygınlaşması ihmal edilmeyecek bir konudur.
Haberin DevamıTarihi yerlerde müziğin sesi yankılanmalıdır. Buralara gelen turistler sadece manzaraya, gastronomiye âşık değiller.
Bizde de müzikli geziler düzenlenmelidir. Yurtdışında yemekli gezilerde mutlaka bir müzik topluluğu vardır. Böylece katılımcılar o ülkenin kültürünü de tanımış olurlar. Midede kalanlardan çok kulaklarda kalanlar önemlidir ve uzun süre kalır.
Halk müziği çalışmalarına televizyonlarda çoğunlukla yer verilmemektedir. Klasik Türk müziğine ve Batı müziğine de aynı oranda olanak tanınmalıdır.
Batı müziği alanında uluslararası değerlerimiz kimlerdir, onları nasıl yetiştirdik, bir bilgimiz yok.
Gençler ve müzik konusunu sık sık gündeme getireceğim.
DİSKOTEĞİMDEN SEÇMELER
KENT OZANLARI

6