Aykırı tatil yazıları

Tatil, birçok kimse için bir ihtiyaçtır. Bir yılın yorgunluğunu giderir. Yaşama düzenimi değiştirdiği için bir türlü tatilci olamadım.

İlk okuma çağlarında sabahleyin erkenden Beyazıt Kütüphanesi'ne gider çalışmaya başlardım, yazlıktaki konu komşu da beni işyerinde çalışıyor sanırlardı; deniz aşırı bir yerdeysem sabah erkenden kütüphanedeki masamın başına geçer çalışırdım.

Muzaffer Gökman kütüphanenin müdürüydü, ayrıca Hürriyet'in arşiv danışmanıydı, Büyükada'da yaz kış oturan da Nurullah Ataç'ın kızı Meral Ataç'tı.

Sanırım bu emeğime karşılık Beyazıt'taki kütüphane bana ödül verdi.

Ankara gibi yerlerde yaşayanlar yazlarını Büyükada'da geçirirlerdi, deniz hasretini böyle giderirlerdi.

Yavuz Abadan'ı da buradan tanıyordum.

Hüseyin Rahmi Gürpınar da Heybeli'den başka yere gitmezdi yanılmıyorsam; pazartesi günü Cağaloğlu'na iner, yayınevine uğrar, Fransızca dergilerini de alır eve dönerdi.

Haberin Devamı

T.S. Eliot da böyleydi; Amerika'dan İngiltere'ye gelmiş, buraya yerleşmişti. Günlük yaşamını da değiştirmemişti.

Adını şimdi hatırlayamadığım bir yazar bakın ne yapmış:

Bir mahalleyi, mahalledeki bir lokantayı, bir terziyi seçmiş onun dışında evine çekilip yazı yazmış.

Otel hayatını tercih edenleri de unutmayalım; Yahya Kemal Beyatlı başta gelir. Otelde yaşayan bazı tanıdıklarım da var.

Yazlıkta misafir ağırlamak için kalırdım. Florya'daki yazlığa arkadaşlarım geldiğinde giderdim, koleksiyonumdaki fotoğraflar arasında bir tane anımsıyorum...