Henüz zafer kazanılmamıştı

1921 yılının Temmuzunda Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde küçük bir haber yayımlanır: "Muallimlere Hususi Tren."

Ankara'da yapılacak Maarif Kongresi'ne katılacak, demiryolu güzergâhındaki temsilciler için Nafıa Vekâleti özel tren tahsis etmiştir. Öğretmenler, memleketin eğitim meselelerini görüşmek üzere Ankara'ya gelecektir.

Tarihe dikkat edelim: Temmuz 1921. Kütahya-Eskişehir muharebeleri sürmektedir. Ordunun askere, cephaneye, ulaşım araçlarına ihtiyacı vardır. Böyle bir zamanda öğretmenleri eğitim toplantısına getirmek için de tren ayrılmaktadır.

Cumhuriyet'in kuruluşunu anlamak için bazen böyle küçük bir gazete haberi, uzun nutuklardan daha çok şey anlatır.Kongreyi düzenleyen Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey'dir. Ankara'daki eğitim teşkilatı son derece sınırlı imkânlarla çalışmaktadır. Maarif Vekâletinin başlangıçta hizmet verdiği yer, valilik binasının üst katındaki iki odadır. Memleketin okul ve öğretmen meselelerine buradan yetişilmeye çalışılır.Üstelik kongrenin zamanı konusunda herkes aynı fikirde değildir. Aylar sonra Mecliste toplantının zamansız yapıldığı eleştirileri gündeme geldiğinde Hamdullah Suphi Bey, davetin Yunan taarruzundan önce yapıldığını açıklayacaktır. Dolayısıyla ortada, savaşın en zor günlerine özellikle denk getirilmiş bir gösteri yoktur. Önceden hazırlanmış, cephedeki ağır gelişmelere rağmen yapılmış bir toplantı vardır.

Mustafa Kemal Paşa bu toplantıya katılır, eğitimcilere seslenir.

Konuşmasının dikkat çekici tarafı, eldeki imkânların yetersizliğini açıkça kabul etmesidir. Bütün kaynakların işgalcilere karşı mücadelede kullanıldığını belirterek, savaş günlerinde de üzerinde çalışılmış bir millî eğitim programı hazırlanmasını, mevcut eğitim kurumlarını verimli çalıştıracak esasların belirlenmesini ister.

Burada somut bir iş tarifi vardır: İmkânlar sınırlıdır; o hâlde eldeki okulların, öğretmenlerin ve kaynakların nasıl kullanılacağı şimdiden çalışılacaktır.

Kongrenin gündemi de bunu gösterir. Kaç okul vardır Binaları ne durumdadır Kaç öğretmen görev yapmaktadır Kız çocuklarının eğitimi için hangi imkânlar bulunmaktadır Yörelerin üretim ve geçim şartları nelerdir Eğitim bu şartlarla nasıl ilişkilendirilecektir

Bugün bir eğitim planlamasının olağan soruları sayılabilecek bu başlıklar, ülkenin işgal altında olduğu günlerde masaya konulmuştur.O sırada cephede durum ağırlaşmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, 18 Temmuz'da Karacahisar'daki Batı Cephesi Karargâhına gelir. İsmet Paşa'ya, ordunun toparlanabilmesi için düşmanla arasına mesafe koymasını, Sakarya'nın doğusuna çekilmesini bildirir.Aynı günlerde Ankara'da okul programları görüşülmekte, cephede ise ordunun korunması için geri çekilme kararı verilmektedir.Bu iki işi yan yana koymadan o günlerin ağırlığını anlayamayız. Biz bugün Sakarya'nın kazanılacağını biliyoruz. Büyük Taarruz'u, İzmir'in kurtuluşunu, Lozan'ı biliyoruz. O toplantıya gelen öğretmenler bunların hiçbirini henüz yaşamamıştı. Önlerinde sonucu belli bir tarih kitabı bulunmuyordu.

Nitekim savaş, kongrenin süresini de belirler. On beş gün sürmesi düşünülen çalışmalar, askerî gelişmeler nedeniyle bir haftanın sonunda bitirilir. Eğitimciler bütün gündemi rahatça görüşebilecekleri şartlara sahip değildir.